-
Aa
+
 18/10/2011

Gülme tarifeli entegrasyon

Geçenlerde üniversitede arkadaşlarla sohbet ederken arkadaşlarımdan birisi bana bir film izlememi önerdi. Konuya ilgili olduğumu hissettirince, filmin Dvd’sini izlemem için bana verdi. Filmi izlediğimde çok duygulandım. Almanya’da çekilen dini motifler içeren bir aksiyon filmiydi. Filmi izledikten sonra filmi çeken kuruluşu tanımaya karar verdim. Biraz konuyu araştırınca

MuslimMedia isimli oluşumdan ilk kez bu vesileyle haberdar oldum. MuslimMedia’nın geniş bir genç kitleye sahip olması ilgimi çekti. Bu oluşumunun fikir babası Coşkun Gezer ile MuslimMedia’dan Almanya’daki uyum tartışmalarına bir çok konuyu samimi bir ortamda konuştuk. Coşkun Gezer’in (35 yaşında, Dortmund’da yaşıyor) ortağı ve teknik alanda destekçisi Talha Kemiksiz (32 yaşında, Dortmund’da yaşıyor) ile de tanışma fırsatını yakaladım. MuslimMedia ile tanışmamı sağlayan arkadaşıma bu vesileyle teşekkür ederken sohbetimizle sizleri baş başa bırakıyorum…

MuslimMedia’yı kısaca tanıyabilir miyiz? Projeniz hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

MuslimMedia; Almanya’da ve Avrupa’da bulunan gençlerin sorunlarını ele alan, bu gençlerin uyum süreçlerinde yol gösterici olmaya çalışan ve kendi kimliğini daha iyi tanıyabilmeleri için yardımcı olmayı amaç edinmiş, bağımsız bir medya projesidir. Aynı zamanda bir medya kanalının da ilk adımları olarak tanımlanabilir.

Dile getirdiğiniz gibi hedef kitleniz öncelikli olarak gençler. Bir senedir faalsiniz. Bu kısa sürede hedefinize ne kadar ulaşabildiniz?

MuslimMedia bir senedir faaliyetler yürütmektedir. Bu kısa zaman içinde asıl hedefimize ulaşmış değiliz. Fakat son zamanlarda beklentilerimizin üzerinde bir kitleye sesimizi duyurma imkânına sahip olduk. MuslimMedia olarak kendi internet sitemiz ( http://www.muslimmedia.de ) hariç, Youtube ve facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinde de yoğun bir ilgi ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isterim. Henüz işin başında olduğumuz için, nihai hedefimiz bu olmayacaktır. Bir sene için yaşananları güzel bir gelişme olarak görüyorum. Ayrıca farklı farklı kitlelere ulaştığımız ve ulaşabildiğimiz için de memnunuz.

MuslimMedia kısa filmler çekiyor. Genç arkadaşlarla düşüncelerini internet aracılığıyla ulaştırmaya çalışılıyor. Alman ve diğer ırklardan vatandaşlar da takipçileriniz arasında. Ulaştığınız kesimlerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Genç arkadaşların tepkisi çok olumlu oldu. MuslimMedia olarak ana sloganlarımızdan birisi 'Integration zum Lachtarif'’dir (Gülme tarifeli Entegrasyon) .Bizler çekimlerimizi Sit com-Komedi tarzında gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda genç arkadaşların anlayacağı bir üslup ile mesajlarımızı hoş bir şekilde yerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Ayrıca, filmlerimiz ve gösterilerimiz kısa olduğu için, doğal olarak çok sıkıcı da olmuyor. Genç arkadaşlarımız ise durumdan gayet memnun. İslam dinine mensup olmayan takipçilerimiz de olumlu yorumlar yapıyorlar. Örnek verecek olursak: 'Hakikaten biz böyle düşünmüyorduk, bu kadar hoş ve gülmeyi sevdiğinizi bilmiyorduk, Bir takım konulara ılımlı yaklaşacağınızı tahmin etmiyorduk, çabuk kızan bir yapıya sahip olduğunuz düşünüyorduk, çok güzel mesajlar veriyorsunuz' şekilde yorumlarla karşı karşıya kalıyoruz.

İki temel slogan ile izleyicinin karşısına çıkıyorsunuz. Bunlardan birisi 'Integration zum Lachtarif'(Gülme tarifeli entegrasyon) diğeri 'Gib Vorurteilen keine Chance und sei kein Abnicker der Medien'(Önyargılara şans verme ve medya kurbanı olma). Bu sloganlar nasıl oluştu?

'Gib Vorurteilen keine Chance uns sei kein Abnicker der Medien' sloganının fikir sahibi MuslimMedia kurucularıdır. Diğer sloganımız, yani 'Integration zum Lachtarif' ise sosyal paylaşım sitelerinde yaptığımız bir araştırma ve anket sonucu oluşmuştur. Takipçilerimiz ve seyircilerimiz bizlere en uygun sloganın bu olacağını düşündüler ve desteklediler.

Son zamanlarda yürütülen uyum politikası ve bu çerçevedeki tartışmalar hakkında neler düşünüyorsunuz?

MuslimMedia olarak entegrasyonun sınıfta kaldığına inanmıyoruz. Almanya’da bulunan Müslüman toplumu ile diğer toplumlar arasında dini, kültürel ve dil bazında farklar bulunuyor. Almanya’da yaşayan yaklaşık 4milyon Müslümanın böylesi büyük bir topluma beş on senede entegre olabilmesinin kolay olmayacağını düşünüyoruz. Bilindiği gibi, birinci nesil hayatının geri kalan kısmını Almanya’da geçirme amaçlı gelmedi. Son 10-15 sene içerisinde burada kalma düşüncesi önem kazanmaya başladı. Yürütülen uyum çalışmaları olumsuz olarak değerlendirilmemeli.

İslam ve Entegrasyon arasında sizce nasıl bir bağ kurabiliriz? İslam dinine mensup genç arkadaşların entegrasyonu sizce nasıl olmalı?

Müslüman kimliği ile Müslümanlık benliğinin bilincinde olarak 'Almanya’ya nasıl uyum sağlarız?' sorusuna kendi çapımızda çözüm önerileri sunmaya çalışıyoruz. Öncelikle Almanca dilinin çok iyi bir şekilde öğrenilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca kimlik ve benlik bilinci doğrultusunda gayrimüslimlere saygısızlıktan ziyade, saygılı bir üslup ile yaklaşılması gerektiğini de savunuyoruz. Yani, yaşanılan toplumda kardeşlerimizin kendilerinin dinin aynası olarak görmesi gerektiğini, böylelikle yapılan hal ve hareketlere dikkat etmeleri gerektiğini ve zarar vermeyecek şekilde davranılması gerektiğini paylaşmaya çalışıyoruz. Müslüman toplumu hakkında önyargı sahiplerine MuslimMedia’yı öneriyoruz. Önyargıların kırılması noktasında çalışmalarımız devam ediyor. Bizler entegrasyonun hızını arttırma döneminde olduğunu düşünüyoruz ve bunun için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

SÖYLEŞİDEN KARELER

MuslimMedia aynı zamanda İslam’a karşı oluşan önyargıları kırma projesi olarak da adlandırılabilir mi?

Evet, şüphesiz. İslam dinine mensup olmayanların sahip olduğu önyargıları kaldırmak ve İslam dinine mensup insanların da diğer toplumlara daha anlayışlı olması ve yaklaşması konuları temel prensibimizdir.

Kısa filmlerin ardından çekilen El-Enam 6:122 isimli uzun metrajlı filmi de sizin eseriniz. Hikâyesi, yönetmenliği ve senaristliği ile size ait olan bu proje hakkında neler söylemek istersiniz?

Ben 17 yaşlarında film izlediğimde, hikayeden ziyade kameraların kullanımı ve perspektifleri ilgimi çekerdi. Aksiyon sahnelerini incelerdim ve araştırırdım. Kafamdaki film projesini kağıda döktükten sonra, birikimlerimizi gerek teknik alanda gerek sosyal alanda işini iyi yapan arkadaşlarla bir araya gelerek film haline getirme kararı aldık. Filmimiz 102 dakika uzunluğundadır. Tamamen kendi imkânlarımızla çektik. Çekimleri imkansızlıklardan dolayı yaklaşık bir buçuk sene içinde tamamlayabildik. Avrupa’da çekilen ilk islami aksiyon filmi bize nasip oldu. Filmle birlikte genç kardeşlerimize mesajlar vermek istedik. Bu işi başardığımız için çok mutluyuz. Müslüman toplumunun böyle bir film arayışında olduğunu da müşahede etmiş olduk. Filmi internet üzerinden de izleme imkânını sunuyoruz. Yaklaşık 3 ayda filmimiz 130 bin civarı kişi tarafından izlenmiş. Bu rakam az olarak değerlendirilmemeli.

Film Müslüman toplumda nasıl bir yankı buldu?

Avusturya’dan ve İsviçre’den davetler aldık. 'Islamischer Zentralrat Schweiz' in (İsviçre İslam Merkez Kurulu) yıllık kongrelerine şeref konuğu olarak katıldık. Bizleri çağırdıkları için sizin aracılığınızla kendilerine bir kez daha teşekkür ediyoruz. Film izleyiciler tarafından da çok şükür çok beğenildi. Örneğin bir kardeşimiz eşinin hapiste olduğunu ve filmden haberdar olduğunu iletti. Filmi bizden eşi için istedi. Bu gibi olaylarla karşılaştık.

Son olarak Almanya Bülteni okurlarına ne söylemek istersiniz?

Eğer gençlerimizin geleceği ile alakalı endişe duyuyorsak ve Müslüman kimliğini tam anlamıyla benimseyemediklerini düşünüyorsak, inanıyorum ki sosyal mesaj babında bu gençlerimiz için MuslimMedia doğru bir adres olacaktır. Yeter ki imkânlarımız sınırlı kalmasın. Herkesi duyarsız kalmamaya davet ediyorum. Gerek maddi gerek manevi açıdan desteklenmek ve böylelikle daha güzel işler ortaya koymak istiyoruz. Almanya Bülteni ekibine bize bu fırsatı sunduğu için ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Ben bu güzel sohbet için çok teşekkür ediyor, ekibinize başarılar diliyorum.

Ben de projemizi tanıtmamıza vesile olduğunuz için sizlere çok teşekkür ediyor Almanya Bülteni’ne yayın hayatında başarılar diliyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun.

Söyleşi ve fotoğraflar : Fatih Güvercin ( Almanya Bülteni )

Kısa Link

TUI yaz seyahatlerinin başlamasını bekliyor

Merkezi Almanya'da bulunan dünyanın en büyük turizm şirketlerinden TUI Group Üst Yöneticisi (CEO) Fritz Joussen, Avrupa'da seyahatin 2021 yazında "güvenli ve sorumluluk bilinciyle" mümkün olacağını belirtti. Joussen, yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını koşullarında yaz tatili için hazırlıklarının yolunda gittiğini bildirdi. Avrupa'da seyahatin 2021 yazında güvenli ve sorumluluk bilinciyle mümkün olacağını belirten Joussen, “Özellikle Avrupa genelinde bir aşı sertifikası ve hızlı testler yaz seyahatine yardımcı olabilecek. Tek tip bir AB sertifikasıyla politikacılar artık yaz aylarında seyahat etmek için önemli bir temel oluşturabilir. Herkes aşılanmadığı sürece hızlı testler bu temelin ikinci bileşeni olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Joussen, yaz sezonu için İspanya ve Yunanistan ile yakın görüşmeler içinde olduklarını bildirerek, “Görüşmeler önümüzdeki birkaç hafta içinde diğer Akdeniz ülkelerine de yayılmalıdır. İngiltere ve Almanya'da Kovid-19 kısıtlamalarının muhtemelen gevşetilmesi için yapılan hazırlıklar göz önüne alındığında, talep şimdiden artıyor. Tatile olan ilgi rezervasyonlar ve satışlara dönüşecektir.” diye açıkladı.

BAZI AB ÜLKELERİ AB’YE BASKI YAPIYORLAR

Öte yandan, Avrupa Birliği'nde (AB) Yunanistan ve İspanya gibi ekonomileri büyük ölçüde turizme bağımlı olan üye devletlerin, tek tip korona aşı sertifikalarının getirilmesi için AB'ye baskı yapması dikkati çekiyor. AB de Kovid-19'a karşı aşı olanların serbestçe seyahat etmesini sağlayabilecek "aşı sertifikası" üzerinde yaz aylarına kadar çalışılmasını, daha sonra üye ülkelerin sağlık ve sınır sistemlerine entegre edilmesini hedefliyor. Bunun yayında AB’de bazı liderlerin Kovid-19 salgını devam ederken seyahat özgürlüğü konusundaki tartışmanın erken olduğunu düşündüğü belirtiliyor.

Haber: Bahattin Gönültaş – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)