-
Aa
+
 04/05/2016

Mutluluğa dair tavsiyeler

Yaşamda mutluluğun sırları konulu yazılarıyla Avrupalı Türklerin büyük beğenisini kazanan yaşam koçu Adnan Tokuç Münih’te “zihinsel mutluluk” konulu bir seminer verdi. Yabancı Veliler Derneği (AEV) konferans salonunda yaklaşık 3 saat süren seminere çok sayıda bayan katılımcının olması dikkat çekti. Tokuç, zihinsel bir dünyada yaşadığımızı söylerken, “Bu dünya yapay bir dünyadır. Bu dünyada mutlu olmayı yeterli bulur da diğer evrensel kademelere çıkmayı göze alamazsak, bu işin de kendince kuralları vardır. Ama zihnimizde günde ortalama 60 ile 90 bin düşünce oluşur ki, maalesef bunların da yaklaşık yüzde 90’ı negatif düşüncelerdir. İşte kendi oluşturduğumuz bu negatif düşünceleri ne kadar azaltabilir pozitife dönüştürebilirsek, işte o zaman özlediğimiz mutluluğu yakalayabiliriz. Evrenin nimetleri sonsuzdur, evrene ne kadar çok pozitif enerji verebilirsek kat kat fazlasını alabiliriz. Bu da bizim elimizdedir” dedi.

KENDİ TERCİHLERİMİZİN ÖNEMİ

İnsanın kaderi yönlendirmek kendi elinde diyen yaşam koçu Tokuç “İnsan kaderini kendi tercih ve seçimleri ile belirler. İnsan bu hayatta seçtiklerini yaşar. Olaylara dar bir zihin çerçevesinden bakmak, kuyu ağzından dünyaya bakmak gibidir. İşte, bu durumda dünyanız düştüğünüz o kuyu ağzından gördüğünüz kadardır” dedi.

ALFA DALGALARI HUZUR GETİRİR

Alfa ve Beta dalgalarını anlatan Adnan Tokuç “Korkularımız, sürekli stres halinde oluşumuz, gelecek kaygısı, gereksiz hırsımız, beynimizde Beta dalgaları üretir. Bu Beta dalgaları başta kanser olmak üzere her türlü hastalığa ve güçsüzlüğü neden olur. Yani kendi olumsuz düşüncelerimizle kendi hücrelerimizi hasta hale getirebiliyoruz. Oysa ki, Alfa dalgaları rahat ve huzurlu olduğumuz ortamlarda salgılanır. Mutluluk üreten Alfa dalgaları yaşamımızı daha da güzelleştirir ve ondan zevk almamızı sağlar” dedi.

HAYAT FİLMİNİZ DRAM OLMASIN

Yaşam koçu Tokuç seminerini bitirirken “Zihnimiz boş bir oda gibidir, onu ne ile doldurur, nasıl dizayn edersek ona göre yaşarız. Zihnimiz adeta bir sinema perdesi gibidir. Orada oynayan filmin senaryosunu yazan biziz. İster dram ister şen şakrak bir film olabilir. Bu bize bağlıdır” sözleriyle bitirdi.

Haber: Ahmet İncel – (Almanya Bülteni) – Münih

Lokal Haberler