Söz sizde

Kalbinize dost yiyecekler

Damar sistemimiz aynı yollara benzer. Otoyoldaki gibi büyük yollar ve şehir içinde kullandığımız daha küçük yollar gibi vücudumuzda hem büyük hem de küçük damarlar bulunmaktadır. Damarlarımızda bizim için gerekli olan besinler taşınmaktadır. Damar sistemimiz ise alyuvarlar akyuvarlar yoluyla kan yağlarımızı taşınıyor.
Maalesef yollardaki gibi kan damarlarımızda aşınmış olabilir. Bu aşınma sonucu oluşan çukurlardan dolayı otoyolda kazalar oluşuyor ise, kan damarlarımızdaki aşınma sonucu da beden sağlığımız ciddi tehlikeye girmektedir.

Kan damarlarında bulunan kolestrollü LDL besinler, tıpkı tekeri kırık bir tır gibidir. Nasıl ki böyle bir tırın her an kaza yapma riski var ise, kolestrollü LDL’li besinler damarları tıkayarak kalp krizine sebep olmaktadır. LDL içeren besinler; tereyağı, salam, et, sosis, katı gıdalar ve iç yağları ile kuyruk yağında bulunmaktadır.
Bu durumu önlemek için iyi kolesterol olan HDL’yi damarlarda bulundurmak gerekir. HDL kan damarlarımızda tamirci görevi görerek damarları açar. HDL için sadece doymuş yağlar tüketmeliyiz. Bol doymuş yağ asitleri ayçiçek ve fındık yağında bulunmaktadır. Kötü olan LDL kolesterolünü yok etmek ve damarları genişletmek için HDL yükselten doymuş yağlar kullanmalıyız. Böylece kalp krizi riski daha da azalır.

Yağlar ile ilgili bazı tavsiyeler

Tek doymuş yağlar LDL tırını çekerler. Kandaki LDL oranını düşürürler ve HDL’yi aynı oranda tutarlar. Tek doymuş yağları özelikle Raps/Kolza ve zeytinyağında bulabiliriz. Bu nedenle tek doymuş yağlardan daha fazla tüketmek gerekir. Alman Beslenme Örgütü (DGE) her yağ çeşidinden üçte birinin alınmasını tavsiye ediyor. Üçte bir (doymuş, tek doymuş, boldoymuş) yağlardan hangi oranda günlük yemeklerimizde kullanabiliriz? İşte bu sorunun cevabı. Örneğin sabahları kabakçekirdekli (bol doymuş) olan bir dilim peynirli (doymuş) ekmekle kahvaltı yapabiliriz. Hatta yanında minik kolzayağ (tek doymuş) ile bir salatada olabilir. Öğle yemeğinde de ayçiçek yağıyla (bol doymuş) kızartılmış sarımsaklı biber ile tavukgöğsü ve yanında kolza yağlı (tek doymus) bir porsiyon leziz patates salatası da olabilir. Ya da kavrulmuş fındıkla (bol doymuş) bir sütlaca kimse hayır diyemez. Eğer bunu yaparsanız, yarım yağlı olan sütle olmasına dikkat edin ki, böylece hem kalori hem de doymuş yağ oranı düşük olur.

Sütten yapılan tereyağ sağlıksız mıdır?

Bence değildir. Çünkü bir insan vücuduna ne kadar ölçüde yağ aldığına bakmak gerekir. Mesela margarine dondurulmuş bitkisel yağlardan yapılmaktadır. Margarinlerden donudurulmuş yağ içermeyenler bile sıvı yağ ve suyu birleştiren emülgatörler içerdiğinden, tamamen kimyevi oluşumlardır. Oysa ki, daha doğal olan tereyağı az kullanılırsa, aynı anda salam ve et tüketimimizi azaltırsak, tereyağının kullanılmasında sakınca olmaz.

Yemekleri pişirirken teflon tavaları kullanırsak ve sıvı yağları çay kaşığı ölçüsünde koyarsak, ayrıca görünmeyen yağların (çikolata, peynir ve cips) miktarına dikkat edersek, güncel yağ oranımız artmaz ve kilo almayız. Genelde dengeli bir beslenmede vücudumuzun kendisi üretemediği bitkilsel yağların kulllanılmasını tavsiye ederim. Hayvansal katı yağlar sıcakken sıvı halde iken donduktan sonra sertleşirler ve damarlarımıza dostça davranmazlar. Midemize ağırlık hissi verirler.

Bu bilgiler yaklaşan Ramazan Bayramı için önemli bir bilgidir. Bu dönemde yediğimiz hurmadan tatlıya kadar yediklerimize dikkat etmeliyiz. 
Ağır yemekler ve çok kızartılmış ve baharatlı yiyecekler pek uygun değildir. Bu yiyecekler hem susama hissini arttırır hem de iftar sofrasında midenizde ağırlık hissi uyandırır.
Az alın, doğal alın, sağlıklı kalın!

Bu tavsiye her zaman önerdiğim tavsiyler arasında yer alıyor. Bu tavsiyeler hem bütçenize uygun olup hem de sağlığınıza faydalıdır.

Şimdiden size ve tüm sevdiklerinize hayırlı bayramlar dilerim.

Sağlıcakla kalınız!


Pınar Çakmak
Diyetisyen - Diyabet uzmanı

Tarih: 
Salı, Temmuz 29, 2014