Zora Talibiz

Mustafa Can: Kültür coğrafyamızın ve tarih levhamızın en önemli kişiliklerinden birisi. İnanç ve gönül kaynaklarımızın en önemli temsilcisi ve sembolü. Sevgi, aşk ve inanç adamı. Türkçe’nin yazılı ve sözlü dünyasının vazgeçilmez ilkleri. Yediyüz yılı aşkın yıldan bu yana insanımızın unutmadığı yol arkadaşı, can arkadaşı. Çağları aşan bir şair düşünür. Ve yarınlara da damgasını vuracak Allah dostu. Bize göre biraz önce saydığım özelliklerin yanında ismine kimsenin muhalefet edemeyeceği bir gönül insanıdır Yunus. Bu açıdan ve bu sebeple yola çıkarken Yunus Emre’yi Ad olarak seçtik. İnşallah Yunus Emre’nin manevi ruhu hep bizimle olur ve bu yolda Allah da bizleri utandırmaz.
Almanya Bülteni: Bu işler için çok fedakarlık yapmak gerekiyor ve aynı zamanda çok da çalışmak herhalde?
Mustafa Can : Bu çalışmalar gönül işi...Bu çalışmalar gönüllü işi. Okumuş ve bilmiş işi. Şahsiyetliler işi. Kısaca maddi karşılık beklemeden ve yorulmak bilmeden çalışacak bir ekip işi... Buradan hemen bir davetim var bütün Yunus Emre hayranlarına: Bizimle olun lütfen...Bizimle kalın ve bizim için dua edin...Seyirci kalmayın...Seyirlik oyun seyircisi gibi olmayın.. Ayrıca okuyucularınız da bizi ve faaliyetlerimizi www.y-e-k.de adresinden takip edebilirler.

DAVETİMİZ KİMLERE ?
Almanya Bülteni: Sizin davetiniz hangi çalışmalara? Sizin Enstitünüz ne yapar?
Mustafa Can : Bizim davetimiz mekanımızda buluşturmalara... Bizim davetimiz fırçası kuvvetli olanlara...Kalemi kuvvetli olanlara...Saanatın her çeşidi ile uğraşanlara...Dünyaya entellektüel olarak söyleyecek sözü olanlara...Enstitünün buluşturma ve tanıştırma çalışmalarında birlikte olmak için yaptığımız sohbet toplantılarına. Şiiriyle, romanıyla, tiyatrosuyla, hikayesiyle ve film sanatıyla söz sahibi olanların aralarında köprü olduğumuz çalışmalara... Türkçe hayranlarına...Düşünce ve inanç özürlü olmayanlara...
Almanya Bülteni : Daha kimse kalmadı hocam.
Mustafa Can : Kaldı canım kardeşim. Yunus Emre Kültür Enstitüsü´nün başka enstitüler ayarında olmasını isteyen herkese...Yetkili, yetkisiz herkese. Devlet yetkililerine. Yetkili olduğu halde oyalama yapmaması gerekli olanlara. Yanımıza gelip 'güzel' deyip, uzaklaşınca, unutkanlık hastalığına yakalananlara...
Almanya Bülteni : Kısaca bizim insanımıza bir çağrıda bulunuyorsunuz. Bu çağrı yerine ulaşabiliyor mu?

ÇALIŞMAK İBADETTİR
Mustafa Can : Biraz evvel çalışmak dedim. Çalışmak ibadettir. Eğer samimi çalışırsanız hedefe de ulaşırsınız. Bizim gayretimiz de bu zaten. Samimiyet ve çalışmak...çalışmak...çalışmak.
Almanya Bülteni : Faaliyetleriniz arasında okuma günleri de var. Sizinle irtibata geçen yazarlar var mı?
Mustafa Can : Bir hayli var...Ama şimdi yazarların adlarını vererek, veremediklerime karşı yanlış anlaşılmamızı istemem. Ama bu vesile ile bütün yazarlara kapımız açık...Birlikte olmak dileği var içimizde...
Almanya Bülteni : Mesela kurucularınızın arasında Ressamlar da var mı?
Mustafa Can: Zaten kurucularımızdan biris ressam. Halil Gülel. Sevdiğim bir dostum olmasının yanında kültür adamı. Ayrıca Türk - İslam Geleneklerinden Karagöz ile Hacivat ve Ortaoyunu sanatçısı Ali Köken de bizimle beraber bu çalışmalarımızın içerisinde yer almakta.
Almanya Bülteni : Geçtiğimiz günlerde bir sempozyum düzenediniz...
Mustafa Can : Evet gerçekten büyük bir sempozyumdu. Bütün çalışmalarımız düşünce eksenli olacak. Klavuzluk yapacak... Biz şehrin ortasında olan bir kule olmak için varız. Sosyal araştırmalar alanında adım attık. Prof. Dr. Musa Taşdelen Türkiye kanadında ve Murat Türk Almanya kanadında yer alıyor. Ayrıca edebiyat sahasında yetkili, bizimle çalışma gönüllüsü Doç.Dr. Hüseyin Özbay ile Doç. Dr. Mustafa Tatçı ile de birlikteliğimiz perçinlendi.
Almanya Bülteni : Sizin mekanınızın giriş kapısında 'Avrasya Yazarlar Birliği' İrtibat Bürosu yazılı bir levha var...
Mustafa Can : Bizim Türksoylu yazarlar ailesi ile tabii bağımız var. Bu onlardan biri. Başka yazarlar ve kulüpler de beraber olmayı düşünüyor. Hepsine açığız...
Almanya Bülteni : Hocam, genelde Avrupa’da, özelde de Almanya’da yaşayan insanlarımızla ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Mustafa Can : Adını ne koyarsanız koyun! Kader deyin! Ki, ben öyle diyorum. Ekonomik şartlar deyin...Politik vakıalar sonucu deyin... İnsanlarımız kendi memleketlerinden uzakta. Hem de uzun yıllardan beri. Şimdi bu insanların manevi olarak yanında olmak gerekir. Biz onların yanındayız.
Almanya Bülteni : Hangi alanlarda hocam? Temelde bilgilendirme...Eğitim alanı...Sanat ve düşünce alanı...Sağlık ve günlük sorunlarla boğuşmada öncülük etmek istediğimiz sahalar...
Mustafa Can : Bunları gönüllü olarak yapacağız. Bize gönüllüler katılınca da daha başarılı olabiliriz, diye düşünüyorum.
Almanya Bülteni : Size göre buradaki en önemli sorunumuz nedir ? Kanayan yaramız da diyebiliriz buna.
Mustafa Can: Kanayan yaramızın adını koymak gerekirse egitimdir, derim. Bunun için tek çıkış yolu anne ve babalarının yavrularına sahip çıkmaları. Her iki devletin de el ele verip projeler bazında anne ve babalara destek olmaları gerekir. Bunun yanında anadil ve din dersleri sahasında ciddi adımlar atılması gerekir. Yapılanlar var ama, yetersiz. Yabancılar, Almanya toplum yapısından uzak. Sosyal sisteme asimile ile giremezler. Çok özel çalışmalar isteyen alan.

DİLLER BİRBİRİNİN TAMAMLAYICISI
Almanya Bülteni : Son günlerde sürekli dillendirilen dil hakkında neler söylersiniz?
Mustafa Can : Türkçe ve Almanca bizim dilimiz. Her ikisi de hayatımızın iletişim için parçası. Vazgeçilmezi. Birisi diğerinin alternatifi değildir, olamaz. Tamamlayıcısıdır. Öyle de kalmalı.
Almanya Bülteni : Yıllardır işin içerisindeki birisi olarak, bu konuda sizin özel tecrübeleriniz de var diye düşünüyorum...
Mustafa Can : Birazcık...Yaşadığınız ülkenin olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirecek gücü, ancak dilini bilerek kazanırsınız. Dil hakimiyeti olmayanların çağımızda düşünce kabiliyeti gelişemez.
Almanya Bülteni : Sizinle daha çok söyleşimiz olacak Hocam...Bir de sonuç bölümünde size şunu sormak istiyorum: Avrupa’da ayakta kalmak için ne gerekir?
Mustafa Can : Yunus Emre kişilikli insanların sayısını arttırmak gerekir. Aşk dolu, 'yaratılanı yaratandan ötürü seven', 'elinden, dilinden ve belinden' zarar gelmeyenlerin sayısının,zararlı olanlardan daha fazla olmasını sağlamakla... Kısaca Yunus Gönüllüleri çoğaltmakla...
Almanya Bülteni : Oldukça az olan zamanızı bizimle paylaştınız. Size bu çetin yolda başarılar dileriz.
Mustafa Can : Severek...Daha ileride Yunuslu zamana...Hayata gülerek ve severek bakmanız dileğiyle....





























































































