-
Aa
+
 29/04/2014

3500 peygamber aşığı

3500 peygamber aşığı

 

Kutlu doğum haftası çerçevesinde İslam Toplumu Millî Görüş (İGMG) Berlin Teşkilatı’nın 27 Nisan Pazar günü Almanya’nın başkentinde düzenlediği 'Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Mâide-i Kur’ân' programı ziyaretçi akınına uğradı. İGMG Berlin’in on yıldır düzenlediği program Berlin’in en görkemli salonu Tempodrom’da gerçekleşti. Özellikle kadınların programa yoğun ilgi göstermesi ise salonun dolup taşmasına neden oldu.

TRT ekranlarından tanıdığımız Bekir Develi’nin sunuculuğunu yaptığı programa yine ekranlardan tanınan, Ehl-i Sünnet’in gür sesi Dr. İhsan Şenocak günün hatibi olarak katıldı. Ziyaretçilere Sakal-i Şerif’in de sergilendiği programda 'The İmam' filminin oyuncusu Eşref Ziya Terzi sahne aldığında ezgi ve ilahiler eşliğinde tribünlerde renkli görüntüler oluştu. Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un Türkiye ziyareti nedeniyle programa katılamayan Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu’nu temsilen Büyükelçi Müşaviri Hidayet Çilkoparan, Berlin Başkonsolosu Ahmet Başar Şen, sivil toplum kuruluşlarının ve katolik kilisesinin temsilcileri de katıldılar. Kur’ân-ı Kerim tilaveti ile başlayan program aynı şekilde sona erdi.

IRKÇILIK VE AYRIMCILIKLA MÜCADELE

İslam Toplumu Millî Görüş Berlin Bölge Başkanı İrfan Taşkıran yaptığı açılış konuşmasında Peygamber Efendimizin (s.a.v.) 'insanlar bir tarağın dişleri gibi eşittir' hadis-i şerifinden yola çıkarak Avrupa’nın kronikleşen hastalığı haline gelen ırkçılığa dikkat çekti. Son olarak Macaristan ve Fransa’daki yerel seçimlerde sandıktan zaferle çıkan aşırı sağcı ve ırkçı partilere atıfta bulunan Taşkıran, 'Avrupa’daki demokratik unsurları güçlendirmeliyiz' diyerek 25 Mayıs’ta gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde herkesi oyu kullanmaya davet etti.

Toplumda yaygınlaşan ırkçılığın, islamofobinin ve antisemitizmin en belirgin sebebinin cehalet olduğunu altını söyleyen Taşkıran, Kur’ân-ı Kerim’den Hucurât suresinin 13. Ayetini hatırlattı: 'Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.'

BERLİN’DE 250 BİN MÜSLÜMAN YAŞIYOR

Eyalet İstatistik Dairesi’nin Berlin’in dini yapısı hakkında açıklamış olduğu rakamları hatırlatan Taşkıran, son yirmi yılda Berlin’deki Müslümanların sayısının neredeyse iki kat arttığını ve 132.000’den 249.000’e ulaştığını söyledi. Hristiyanlardan sonra en büyük dini grubun Müslümanların oluşturduğunun altını çizen Taşkıran, toplumda Müslümanlarla olan ilişkinin hâlâ arzu edilen düzeye ulaşmadığını söyledi.

IRKÇILARIN BİR NUMARALI DÜŞMANI MÜSLÜMANLAR

Taşkıran sözlerine şöyle devam etti: 'Berlin’deki Müslüman nüfusunun neredeyse iki kat artması ise toplumda İslam’ın daha belirgin ve görünür hale gelmesini sağladı; Bu da İslam’ı tanımayanlarda karşı refleks olarak kabullenmeme tutumunu ve ayrımcılık nefretini körükledi. İslam devamlı sosyal ve toplumsal sorunların kaynağı olarak gösterilmiştir ve gösterilmektedir. Bunun için günlük gazetelere bakmanız yeterlidir. Özellikle aşırı sağcı gruplar için İslam ve Müslümanlar son yılların bir numaralı düşmanı haline geldi ve bunu nefret kampanyasına dönüştürmekten sakınmadılar, sakınmıyorlar ve sakınmayacaklar. Bunun en bariz örneği ise son 2013 yılındaki Federal Meclis Seçimleri öncesinde camilerimizin önlerine asılan seçim afişlerindeki ırkçı ve ayrımcı içeriktir. Toplumda Müslüman olarak algılanan insanlar toplumun hemen hemen her alanında ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar: anaokulunda, okulda, üniversitede, meslek eğitiminde, işyerinde, ev arayışında, alışverişte, toplu taşıma araçlarında, medyada, hastahanede, doktorda, avukatta, resmi dairelerde, polis ve soruşturmalarda, siyasal katılımda ve çifte vatandaşlık konusunda.

İGMG’SİZ UYUM POLİTİKASI OLMAZ

Kısa süre önce Hamburg Anayasa Koruma Teşkilatı’nın eyalet bazında İGMG teşkilatının raporlardan çıkartılacağı açıklamasını olumlu ve aynı zamanda geç kalınmış bir adım olarak değerlendiren Taşkıran, yetkililere İGMG’nin federal düzeyde aynı adımı atmaları çağrısında bulundu. Berlin İçişleri Senatörü Frank Henkel’e selefi Erhardt Körting’in başlatmış olduğu olumlu adımların ve diyaloğu sürdürme çağrısında bulunan Taşkıran, 'İGMG’nin faaliyetleri her zaman Müslümanların katılımını güçlendirdiği gibi İslam’ın Avrupa’da kurumsallaşmasını teşvik etmiştir. İyi bir güvenlik ve sosyal politika uygulaması İGMG’yi sorunsallaştırmak yerine dini, kültürel ve sosyal faaliyetlerine teşekkürü getirecektir. İGMG’nin federal ve eyalet istihbarat dairesi raporlarından çıkartılması gerekir ve güvenlik birimleri yasal görevlerine odaklanmalılar. Güvenlik güçlerinin Müslümanları ötekileştirici söylemi her şeyden önce demokrasiye ve anayasal düzene zarar vermiştir. İslam düşmanlığı artmış, Müslümanların katılımı engellenmiş, temel özgürlükler sorunsallaştırılmış ve doğru sosyal politikalar ertelenmiştir. Bizler gönüllü destekçilerimiz ve çalışanlarımızla on yıllardır Müslüman nüfusunun topluma uyumuna hizmet ettik, etmeye de devam edeceğiz inşallah. Bugün buradan herkese sesleniyorum. İGMG’siz arzulanan uyum politikasının gerçekleşmesi mümkün değildir!' dedi.

ŞİKAYET EDEN OLMAMALIYIZ

Irkçılığın yaşadığımız Avrupa’nın huzurunu ve toplumsal barışını bozduğunu kaydeden Taşkıran, sözlerine şöyle devam etti: 'Biz Müslümanlar sadece şikayet eden değil, sorgulayan, çözüm üreten, hakkını arayan olalım. Sadece eleştiren değil, örnek olarak yol gösterici olalım. Dolayısıyla haksızlıkların karşısında en güzel tavrımız; biz Müslümanların farklı yönlerdeki başarılarımızla, çalışmalarımızla, topluma katkı sağlayan girişimlerimizle gündeme gelmemiz ve böylece ezber bozmamız olacaktır. Yaptığımız hayırlı ve güzel işlerde dik ve karakterli bir duruş sergilemeli ve topluma iyi birer örnek teşkil etmeliyiz.'

Haber: (Almanya Bülteni) – Berlin

 

Lokal Haberler