-
Aa
+
 20/11/2020

Türk Federasyon‘dan meclisteki ithamlara tepki

Türk Federasyon‘dan meclisteki ithamlara tepki

Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu (ADÜTDF)  Genel Başkanı Şentürk Doğruyol, Federal Meclis'te kendilerine yöneltilen ithamların kabul edilemez olduğunu belirtti. Almanya'da Federal Meclisin, ülkücü harekete bağlı derneklerin yasaklanmasının incelenmesiyle ilgili verilen önergeyi kabul etmesinin ardından ADÜTDF Genel Başkanı Şentürk Doğruyol tepki gösterdi. Doğruyol yaptığı yazılı açıklamada, mecliste sarf edilen ithamlar ve bunun üzerinden yürütülmeye çalışılan tartışmaların, Türk-Alman toplumuna katkı sağlamadığını belirterek, şunları kaydetti: "Türk-Alman dostluğuna gölge düşürecek tek taraflı, iftira ve yalan kaynaklardan edindikleri söylemler var olan anlaşılmazlıkları ve ayrımcılığı derinleştirecektir. Çünkü ithamlar Türk toplumunun dünü, bugünü ve yarınını kapsayan toplumsal ve bireysel onurunu, aynı zaman da Almanya'nın düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesindeki devlet erkinin yükümlülüğünü zedelemeye yöneliktir." ifadesini kullandı.

HÜR BİR DEMOKRASİ VURGUSU

18 Kasım Çarşamba günkü meclis oturumunda ADÜTDF camiasına yönelik yanlı ve haksız ithamları üzüntüyle öğrendiklerini ifade eden Doğruyol şöyle devam etti: "Kurumsal kimliğimizin temsil ettiği değerler bütünlüğü ve dünya görüşümüzün gereği olarak asla kabul edemeyeceğimiz ithamlara şahit olduk. Demokrasimizin en üst kurumu olan meclislerimiz elbette çeşitli görüşlerin etrafında meselelerimizin özgürce konuşulduğu yerdir. Bu hak, Almanya'da yaşayan her insan için bir meşruiyet, bir yaşam ve geleceğini hür bir demokrasi düzeninde şekillendirmek için garantördür. ADÜTDF 1978'den beri Federal Almanya'nın özgürlükçü-demokratik anayasal düzenine saygılı, kanunlarına riayet ederek, kendi imkanlarıyla oluşturduğu disiplinli fiziki ortamlarında sosyal ve kültürel faaliyetler yapan demokratik bir sivil toplum örgütüdür. Demokrasi, insan onuru ve insan haklarına öncelikli olarak önem veren ADÜTDF ırkçılığı, faşizmi, şiddetin ve terörün her türlüsünü inancı ve taşıdığı kültürel anlayışın gereği reddetmektedir." ADÜTDF'nin Federal Almanya'nın menfaatlerini her daim kendi menfaati olarak gören bir yapı olduğunun altını çizen Doğruyol, kuruluşlarının toplumsal huzuru tehdit edebilecek her tür eylemden ve söylemden uzak durduğunu, sokakta hiçbir etkinlik yapmadığını ve internet ortamından toplumu kışkırtıcı hiçbir etkileşime girmediğini kaydetti.

BİZİ HEDEF ALANLAR ALMANYA’YA ZARAR VERİYORLAR

Doğruyol, kuruluş olarak bu anlayışa uymayan hiç kimseyi bünyelerinde barındırmadıklarına ve bundan sonra da barındırmayacaklarına işaret ederek, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde dahi Almanya'da ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığının her alanda hissedildiği bir dönemden geçildiğine dikkati çekti. Şentürk Doğruyol, toplumun her kesiminin bu durumdan şikayetçi olduğu bir atmosferde bu gidişatı düzeltecek çalışmalara yoğunlaşmak yerine Türk toplumunun uyumlu ve huzurlu hayat sürmesi için özverili gayretleri öne çıkan ADÜTDF'yi hedef alarak Federal Meclisi meşgul edenlerin Almanya'ya zarar verdiklerini kaydetti. Camialarına yönelik haksız ithamları dile getiren siyasilerin adalet ve demokrasi anlayışından uzak davranışlarına rağmen demokrasiye ve Türk-Alman dostluğuna olan inançlarının asla sekteye uğramayacağını belirten Doğruyol, "Türk-Alman sivil hayatı istikrarının sağlanması, ilerlemesi ve gelişmesi doğrultusunda ortaya konulan sınırsız emekler, sayısız çalışmalar ve süresiz dostluklar motivasyonumuzu yüksek tutacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Doğruyol, ADÜTDF ve mensuplarının tahriklere kapılmadan bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Federal Almanya'nın anayasal düzenine olan bağlılığıyla çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.

ÖNERGE HAKKINDA

Federal Mecliste hükümeti oluşturan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ve  Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile muhalefetteki Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller Partisinin verdiği "Milliyetçiliğe ve ırkçılığa karşı çıkmak, ülkücü hareketin etkisini bastırmak" başlıklı önerge 18 Kasım Çarşamba günü kabul edilmişti. Kabul edilen önergeyle federal hükümete ülkücü hareketin Avrupa’da etkisinin bastırılması için önlemler alınması, faaliyetlerinin Almanya’da yakından takip edilmesi, derneklerinin yasaklanmasının incelenmesi, kamuoyunun ve kurumların ülkücü hareketin hedefleri hakkında bilgilendirilmesi, internet üzerinden propagandaya karşı çıkılması için tüm yasal imkanların kullanılması çağrısında bulunulmuştu.

Haber: Cüneyt Karadağ – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)

Kısa Link

TUI yaz seyahatlerinin başlamasını bekliyor

Merkezi Almanya'da bulunan dünyanın en büyük turizm şirketlerinden TUI Group Üst Yöneticisi (CEO) Fritz Joussen, Avrupa'da seyahatin 2021 yazında "güvenli ve sorumluluk bilinciyle" mümkün olacağını belirtti. Joussen, yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını koşullarında yaz tatili için hazırlıklarının yolunda gittiğini bildirdi. Avrupa'da seyahatin 2021 yazında güvenli ve sorumluluk bilinciyle mümkün olacağını belirten Joussen, “Özellikle Avrupa genelinde bir aşı sertifikası ve hızlı testler yaz seyahatine yardımcı olabilecek. Tek tip bir AB sertifikasıyla politikacılar artık yaz aylarında seyahat etmek için önemli bir temel oluşturabilir. Herkes aşılanmadığı sürece hızlı testler bu temelin ikinci bileşeni olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Joussen, yaz sezonu için İspanya ve Yunanistan ile yakın görüşmeler içinde olduklarını bildirerek, “Görüşmeler önümüzdeki birkaç hafta içinde diğer Akdeniz ülkelerine de yayılmalıdır. İngiltere ve Almanya'da Kovid-19 kısıtlamalarının muhtemelen gevşetilmesi için yapılan hazırlıklar göz önüne alındığında, talep şimdiden artıyor. Tatile olan ilgi rezervasyonlar ve satışlara dönüşecektir.” diye açıkladı.

BAZI AB ÜLKELERİ AB’YE BASKI YAPIYORLAR

Öte yandan, Avrupa Birliği'nde (AB) Yunanistan ve İspanya gibi ekonomileri büyük ölçüde turizme bağımlı olan üye devletlerin, tek tip korona aşı sertifikalarının getirilmesi için AB'ye baskı yapması dikkati çekiyor. AB de Kovid-19'a karşı aşı olanların serbestçe seyahat etmesini sağlayabilecek "aşı sertifikası" üzerinde yaz aylarına kadar çalışılmasını, daha sonra üye ülkelerin sağlık ve sınır sistemlerine entegre edilmesini hedefliyor. Bunun yayında AB’de bazı liderlerin Kovid-19 salgını devam ederken seyahat özgürlüğü konusundaki tartışmanın erken olduğunu düşündüğü belirtiliyor.

Haber: Bahattin Gönültaş – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)