-
Aa
+
 15/05/2020

Yurtdışı Türkler Başkanlığı 10 yaşında

Yurtdışı Türkler Başkanlığı 10 yaşında

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), kuruluşundan bu yana geçen 10 yılda, yurt dışında yaşayan Türklerin kültürel kimliklerinin korunup geliştirilmesine yönelik faaliyetler yürütüyor. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), kuruluşundan bu yana geçen 10 yılda, bir yandan yurt dışında yaşayan Türklerin kültürel kimliklerinin korunup geliştirilmesine yönelik faaliyetler yürütürken, diğer yandan Türkiye'yi uluslararası öğrenciler için eğitim alanında bir cazibe merkezi haline getirdi. 6 Nisan 2010'da kurulan YTB, yurt dışındaki vatandaşlara, kardeş topluluklara ve Türkiye'de öğrenim gören uluslararası öğrencilere yönelik çalışmalarıyla, Türkiye'nin dünyaya uzanan gönül bağı oldu.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

YURT DIŞINDAKİ TÜRK VATANDAŞLARI

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Başkanlık, yurt dışındaki yaklaşık 6,5 milyon Türk'ün yaşadıkları ülkelerde tam bir fırsat eşitliğine sahip olarak, içinde bulundukları toplumlara aktif, faydalı ve saygın şekilde katılmalarını ve ana vatanlarıyla bağlarının kuvvetlenmesini hedefleyen faaliyetler yürütüyor. YTB, 1960'lı yıllarda imzalanan iş gücü anlaşmaları çerçevesinde Avrupa ülkelerine gidip yerleşen, bugün dördüncü nesline ulaşan ve Türk diasporasının büyük bölümünü oluşturan Avrupa'daki vatandaşların, bulundukları ülkelerle ve Türkiye arasında kurdukları bağı gözetirken, onların karşılaştığı eğitim ve istihdam sorunlarıyla ilgileniyor, ırkçılık, ayrımcılık ve İslam düşmanlığıyla da mücadele ediyor. Yurt dışındaki vatandaşları ilgilendiren tüm konularda Türkiye'deki mevzuat ve süreçlerin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için çalışmalar yürüten YTB, yurt dışındaki vatandaşlarla ilgili yapılan hizmet ve faaliyetlerin mavi kart sahiplerini kapsaması için de çaba gösteriyor. Başkanlık, vatandaşların yurt dışında bulundukları yerden oy kullanabilmesi, yurt dışında yaşayan çocuklara Türkçe ve Türk kültürünün öğretilmesi, gençlerin ana vatanlarını daha iyi tanıması ve Türklerin başarılı rol modelleri olarak sosyal ve kültürel hayata katkı sunabilmesi için çeşitli proje ve faaliyetleri hayata geçiriyor. YTB, sosyal yaşamı etkileyen alanlarda daha verimli ve kaliteli bir hayat için Türk diasporasında aile ve bireylerin güçlendirilmesine de odaklanıyor.

KARDEŞ TOPLULUKLAR

Başkanlık, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan ve Türkiye ile doğrudan vatandaşlık bağı bulunmasa da tarihi, dini, siyasi, coğrafi ve kültürel bağları olan soydaş ve akraba toplumlara yönelik çalışmalar da yürütüyor. Kardeş topluluklarda insan kaynağının yetiştirilmesini, Türkiye ile bu toplulukların ortak tarihi ve kültürel mirasını temsil eden fikri, edebi, felsefi, ilmi birikimin korunması ve geliştirilmesini hedefleyen YTB, buna yönelik olarak sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birliği yapıyor. Ortak tarihi ve kültürel mirasın ortaya çıkarılması, arşivlenmesi ve geliştirilmesi, sözlü tarih projelerinin yürütülmesi gibi konulara odaklanan YTB, bu kapsamda "Akademik ve Bilimsel Araştırmalar Programı"nı başlattı. YTB ayrıca, kardeş topluluklara yönelik, "Kültürel İşbirliği Programı"yla da gençlere yönelik kültürel eğitim ve gezi programları düzenliyor, o toplulukların önemli eserlerini Türkçeye, önemli Türkçe eserlerin de onların diline aktarılmasını sağlıyor. Türkiye'deki eğitim öğretim kurumlarından burslu olarak veya kendi imkanlarıyla eğitim alıp mezun olan uluslararası öğrencilerle de bağını koparmayan YTB, "Türkiye Mezunları Programı" ile dünyanın yaklaşık 165 ülkesinde bulunan 150 bin mezuna yönelik çalışmalar da gerçekleştiriyor. Bu kapsamda, her yıl yaklaşık 7 bin 500 öğrenci mezun olurken, halihazırda 28 ülkede 30 Türkiye Mezunları Derneği bulunuyor. YTB, "Diaspora İşbirliği Programı" ile de görev alanına giren ülkelerdeki diaspora kurumlarıyla çeşitli alanlarda ortak çalışma ve iş birliği yapıyor. Benzer şekilde, "Dini Kurumlarla İşbirliği Programı" ile de, kardeş topluluklara ait dini müesseselerin kapasitelerinin geliştirilerek dini kimliğin korunması, din hizmetlerinin iyileştirilmesi ve Türkiye'deki muadil kurumlarla iş birliğinin tesis edilmesi için çalışıyor. Sivil toplum kuruluşlarını ve medya örgütlerini ortak meselelerde bir araya getirmek için de kardeş topluluklara yönelik "Sivil Toplum ve İletişim Programı"nı yürüten YTB, uluslararası öğrencilerle atölye çalışmaları yapılması ve ilgili ülkelerdeki muhatap kuruluşlarla burs iş birliği anlaşmaları yapılması gibi konuları içeren, "Eğitim İşbirliği ve Kapasite Geliştirme Programı"nı uyguluyor.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER

Türkiye’nin 1992'de "Büyük Öğrenci Projesi" olarak başlattığı, 2012'den itibaren de YTB koordinesinde "Türkiye Bursları" olarak devam eden proje sayesinde dünyanın birçok ülkesinden öğrenci, Türkiye'de öğrenim gördükten sonra ülkesine dönerek hem kendi insanlarına hizmet ediyor hem de Türkiye ile ülkesi arasında dostluk köprüsü kuruyor. Türkiye'de lisans, yüksek lisans, doktora ve bilimsel araştırma yapan yabancı öğrencilere verilen Türkiye Burslarına, öğrencilerin Türkçe öğrenimi, barınma ve beslenme ihtiyaçları, sağlık sigortaları, aylık cep harçlıkları ile Türkiye'ye ilk geliş ve mezun olduktan sonra ülkelerine dönüş yol masrafları da dahil. Uluslararası öğrencilerin, öğrenim gördükleri ülkelere ekonomik, akademik ve sosyal alanlar gibi birçok açıdan katkı sunduğunu göz önünde bulunduran YTB'ye göre, Türkiye Burslusu uluslararası öğrencilerin sayısı 17 bine ulaştı. Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısı ise yaklaşık 170 bini buldu. Türkiye, 2023 vizyonu çerçevesinde bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyor.

ÖZEL PROGRAMLAR

YTB ayrıca, uluslararası araştırmacı ve akademisyenlerin, kendi alanlarında Türkiye'deki öğretim üyeleriyle ortak çalışma yapmasını teşvik etmek amacıyla süresi en fazla 12 ay olan "Araştırma Bursu" da veriyor. Öte yandan, sosyal bilimler alanında lisansüstü öğrenim görenlerin bilgi paylaşımında bulunabileceği bir akademik ortamın temin edilmesi amacıyla YTB, her yıl "Uluslararası Öğrenciler Sosyal Bilimler Kongresi"ni de düzenliyor. "Kamu Görevlileri ve Akademisyenler için Türkçe İletişim Programı (KATİP)" ile yabancı uyruklu kamu görevlisi, araştırmacı ve akademisyenlere Türkçe öğrenmeleri için burs veriliyor. Uluslararası öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel donanımlarının güçlendirilmesi, Türk toplumu ve kültürüyle manevi bağlarının kuvvetlendirilmesi amacıyla başlatılan "Uluslararası Öğrenciler Akademisi" ise, bu öğrencilerin mezun olduktan sonra da Türkiye ile kalıcı ve sürdürülebilir ilişkilere sahip olmasını sağlıyor.

Haber: Nazlı Yüzbaşıoğlu – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal

Kısa Link

Oruç tutacaklara önemli tavsiyeler

Sağlık Bakanlığı, oruç tutacak vatandaşların ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmesi ve sahur öğününü atlamaması gerektiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, vatandaşların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının önlenmesi amacıyla alınan tedbirlere uygun hareket etmesi ve ramazanda beslenme önerilerini dikkate almalarının önemi anlatıldı. Kalabalık iftar sofralarının kurulmaması ve sosyal mesafe kuralına azami özen gösterilmesinin önemine değinilen açıklamada, "Oruç tutacak vatandaşlarımız ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir." ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durmasının uygun olacağına işaret edildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

SAHURA KADAR EN AZ 2 LİTRE SU İÇİLMELİ

İftarda kan şekerinin çok düşük olduğu, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteğinin doğduğuna dikkati çekilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Yapılan en büyük hatalardan biri çok hızlı şekilde, yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde hem sağlık açısından risk oluşabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli, bununla birlikte sıvı ihtiyacını karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekler tüketilmelidir. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller, süt ürünleri, yumurta, bal, taze sebze ve meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edilmelidir. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ile şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır."

DİŞ FIRÇALAMA HİÇ İHMAL EDİLMEMELİ

Açıklamada, iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonların tercih edilmesi gerektiği belirtildi. Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılması, iyi pişmiş yiyecekler alınması önerilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İftardan sonra tatlı yenilecekse sütlü tatlılar veya meyve, hoşaf ve kompostolar tercih edilmelidir. Oruç tutarken, bağışıklık sisteminizi güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir. E ve D vitaminleri de bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Özellikle kışın güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, meyveler ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için tüketilmesi gereken besinlerdir. Şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıdaların tüketimine yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidir. Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı, iftar ve sahurda dişler mutlaka fırçalanmalıdır."

Haber: Zafer Fatih Beyaz – (Almanya Bülteni) – Ankara
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal