-
Aa
+
 21/05/2020

Sahte haberler koronavirüsten daha hızlı yayılıyor

Sahte haberler koronavirüsten daha hızlı yayılıyor

"Yeni Dünya Düzeni Bağlamında Sosyal Medya ve Yeni Koronavirüs (Kovid-19) Pandemisi" araştırmasında, halk sağlığı için sorun oluşturan yanlış bilgilendirme nedeniyle Kovid-19 ile birlikte infodemi ile de savaşıldığı kaydedildi. Dünyada yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılmasıyla sosyal medyada ortaya çıkan etkiye yönelik bir araştırmada, infodemi nedeniyle sahte haber ve içeriklerin virüsten daha hızlı şekilde yayıldığı ortaya konuldu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, TV ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık ile Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Vahdet Özkoçak tarafından yapılan "Yeni Dünya Düzeni Bağlamında Sosyal Medya ve Yeni Koronavirüs (Kovid-19) Pandemisi" araştırmasında, sosyal medyanın söz konusu salgın sürecinde edindiği rol, insan ve dijital teknolojilerin ilişkisi üzerine çalışan dijital antropoloji açısından ele alındı. Araştırmada, Çin'in Vuhan şehrinde ilk kez ortaya çıkan Kovid-19 ile ilgili 21 Ocak-11 Mart arasında dünya genelinde toplam 275 milyon paylaşım yapıldığı, Türkiye'nin, Japonya, ABD, Çin ve İtalya'nın ilk sıraları aldığı listede 6 milyon 506 bin 597 paylaşımla 11. sırada yer aldığı kaydedildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

TÜM DÜNYADA KORONAVİRÜS PAYLAŞIMLARI ARTTI

Kırık, AA muhabirine araştırmanın sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, özellikle sosyal izolasyon ve daha çok evde vakit geçirilmesi nedeniyle sosyal medya kullanımının giderek arttığını belirtti. Socialbakers'ın yayınladığı raporda, 1 Şubat-21 Mart'ta pandemi ile ilgili dünyada en sık kullanılan 6 etiketin (hashtag) hem Facebook hem de Instagram'da aynı olduğunun görüldüğünü kaydeden Kırık, "Dünyadaki listenin en üstünde #coronavirus, #Covid19 ve #Covid_19 yer alıyor. Diğer yaygın etiketler, #stayhome veya #stayathome gibi önerilerin yanı sıra #health ve #virüs gibi daha genel terimleri içeriyor. Dolayısıyla mevcut gündemin sosyal medyaya yansıdığı kullanılan hashtaglerden rahatlıkla anlaşılıyor." dedi. Kırık, salgının giderek korku ve panik oluşturması üzerine sosyal medya kullanıcılarının doğru ve güncel gelişmelerle vaka sayılarını Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başta olmak üzere çeşitli kuruluşların resmi hesaplarından özellikle takip etmeyi uygun bulduğunu söyledi. Sosyal medya veri analizi şirketi Adba Analytics ile The Brand Age dergisinin 21 Ocak-11 Mart için hazırladıkları raporda, Twitter, YouTube, forum, blog ve haber sitelerinde, Türkçe, İngilizce, Almanca, Japonca, Rusça, Portekizce, İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Çince, Arapça ve Farsça gibi dillerde yapılan paylaşımların göz önüne alındığını ifade eden Kırık, tüm dünya genelindeki paylaşımların bu dönemde hızla arttığını bildirdi.

11 MART’TA 747 BİN 862 PAYLAŞIM YAPILDI

Kırık, paylaşım yapılan ülkelerde birinci sırayı Japonya'nın aldığını aktararak, şunları kaydetti: "Özetle, dünya genelinde 21 Ocak-11 Mart'ta toplam 275 milyon paylaşım yapıldığı görüldü. Japonya 41 milyon 272 bin 779, ABD 37 milyon 932 bin 712, Çin 5 milyon 581 bin 751, İtalya 3 milyon 597 bin 707 ile ilk dört sırada kendine yer buldu. Türkiye'de 6 milyon 506 bin 597 paylaşım yapılırken listede 11. sırada yer aldı. Türkiye'de ilk vakanın açıklandığı 11 Mart'ta toplam 747 bin 862 paylaşım yapıldı. Türkiye’deki paylaşımların içeriğine bakıldığında ise kullanıcıların psikolojik olarak süreçten etkilendiği görülüyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 11 Mart akşamı yaptığı konuşmasında, Türkiye'de yaşayan bir vatandaşta koronavirüs tespit edildiğini açıklamasının ardından korku, panik ve endişe sosyal medya paylaşımlarına da yansıdı. Koronavirüs nedeniyle okulların, üniversitelerin ve eğitim kurumlarının tatil edilmesi gerektiği de sıkça konuşulan konular arasına girdi. Vatandaşların toplu taşıma yerine iş yerlerine kendi araçlarıyla gitmeye başlamasıyla birlikte meydana gelen trafik yoğunluğu da sosyal medya gündemini etkiledi. "

YANLIŞ BİLGİLER KORONAVİRÜSTEN DAHA HIZLI YAYILIYOR

Doç. Dr. Ali Murat Kırık, koronavirüs hakkındaki sosyal medya yazılardaki tek günlük en büyük ani artışlardan birinin 16 Mart'ta olduğunu, ertesi gün pandemi hakkında 11 bini aşkın Facebook ve 3 bin 300 Instagram yayını yapıldığını belirtti. Bu süreçte geleneksel medyada ile sosyal medyada büyük bir bilgi kirliliği meydana geldiğine dikkati çeken Kırık, "Sosyal medya platformları ve diğer kurumlar aracılığıyla hızla yayılan küresel bir yanlış bilgilendirme salgını, halk sağlığı için ciddi bir sorun oluşturuyor. Kısacası bu dönemlerde sadece bir salgınla değil, infodemi ile de savaşılıyor. Bu kavram, sosyal medyada virüsten daha hızlı şekilde yayılan sahte haber ve içerikleri anlatıyor. En kötü senaryo, yanlış bilgilerin potansiyel olarak virüsün kendisinden daha hızlı yayılmasıdır ve bu da insanların yanlış kararlar vermesine neden oluyor." değerlendirmesini yaptı. Kırık, Türkiye'de de infodeminin sosyal medya aracılığıyla giderek yayılmaya başladığını, gerçek ve sahtenin adeta iç içe geçtiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Bilim Kurulu üyeleri adına açılan sahte hesaplar aracılığıyla yayılan dezenformasyon ve infodeminin tüm toplumu tehdit ettiğini aktaran Kırık, üyelerin isimleri kullanılarak, sosyal medya hesapları açan kötü niyetli kişilerin vatandaşları tedirgin edecek birtakım açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı.

İNFODEMİYİ SAHTE HESAPLAR DAHA DA ARTTIRIYOR

Kurul üyelerinin bu konudan dertli olduklarını sosyal medya ve basın aracılığıyla sürekli dile getirdiklerini kaydeden Kırık, şu ifadeleri kullandı: "Bu durum sosyal medyada infodeminin farklı bir boyutunu oluşturuyor. Özellikle koronavirüsle ilgili birtakım gelişmeler yaşanmaya devam ederken Twitter, kullanıcıların doğru bilgiye ulaşabilmesi için Dünya Sağlık Örgütü ya da yerel sağlık bakanlıklarını takip etmelerini önerdi. Tam bu noktada kullanıcılar, güvenilir bilgiye ulaşmak için #Keşfet kısmının en üstünde yer alan 'Türkiye'de Kovid-19 ile ilgili güncel gelişmeler' sekmesinde yer alan gelişmeler takip edildi. 1918'deki İspanyol gribi zamanında yaşanan algı savaşları ve devletlerin güç savaşı yaklaşık bir asır sonra geleneksel medyadan sosyal medyaya evrildi. Atılan tweetler üzerinden koronavirüs salgını bir teknolojik güç savaşına dönüştürüldü." Kırık, WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un, salgına yönelik acil önlemlerin alınmasının gerekliliği bildirdiğini, sosyal medyadaki algı yönetimi ve dezenformatif bilgilerle infodeminin hız kazandığını bildirdi. Teknoloji platformlarının bu süreçte şeffaflık konusunda olağandışı bir şekilde proaktif hale geldiğini belirten Kırık ,"Birçoğu pandemi ile ilgili attığı adımlar hakkında kamuya açık duyurular yapmıştır. Bunların başını ise Twitter çekiyor. İnfodemi, salgını oldukça tehlikeye atarak, kime ve hangi bilgi kaynaklarına güvenileceği konusunda kafa karışıklığını arttırdı. Özellikle doğrulanmamış söylentiler ve abartılı iddialar nedeniyle sosyal medyada korku ve panik havası oluşuyor." diye konuştu.

Haber: İzzet Taşkıran – (Almanya Bülteni) – İstanbul
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal

Kısa Link

Oruç tutacaklara önemli tavsiyeler

Sağlık Bakanlığı, oruç tutacak vatandaşların ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmesi ve sahur öğününü atlamaması gerektiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, vatandaşların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının önlenmesi amacıyla alınan tedbirlere uygun hareket etmesi ve ramazanda beslenme önerilerini dikkate almalarının önemi anlatıldı. Kalabalık iftar sofralarının kurulmaması ve sosyal mesafe kuralına azami özen gösterilmesinin önemine değinilen açıklamada, "Oruç tutacak vatandaşlarımız ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir." ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durmasının uygun olacağına işaret edildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

SAHURA KADAR EN AZ 2 LİTRE SU İÇİLMELİ

İftarda kan şekerinin çok düşük olduğu, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteğinin doğduğuna dikkati çekilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Yapılan en büyük hatalardan biri çok hızlı şekilde, yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde hem sağlık açısından risk oluşabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli, bununla birlikte sıvı ihtiyacını karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekler tüketilmelidir. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller, süt ürünleri, yumurta, bal, taze sebze ve meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edilmelidir. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ile şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır."

DİŞ FIRÇALAMA HİÇ İHMAL EDİLMEMELİ

Açıklamada, iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonların tercih edilmesi gerektiği belirtildi. Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılması, iyi pişmiş yiyecekler alınması önerilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İftardan sonra tatlı yenilecekse sütlü tatlılar veya meyve, hoşaf ve kompostolar tercih edilmelidir. Oruç tutarken, bağışıklık sisteminizi güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir. E ve D vitaminleri de bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Özellikle kışın güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, meyveler ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için tüketilmesi gereken besinlerdir. Şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıdaların tüketimine yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidir. Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı, iftar ve sahurda dişler mutlaka fırçalanmalıdır."

Haber: Zafer Fatih Beyaz – (Almanya Bülteni) – Ankara
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal