-
Aa
+
 23/06/2020

Robert Koch Enstitüsü’nden sevindirici açıklama

Robert Koch Enstitüsü’nden sevindirici açıklama

Almanya’da salgın hastalıklarla mücadeleden sorumlu Robert Koch-Enstitüsünün (RKI) Türkiye’de yapılacak yeni tip koronavirüs  (Kovid-19) testlerinin Alman makamlarınca kabul edileceği yönündeki açıklaması ana vatana tatile gidecek Türkler tarafından olumlu karşılandı. Almanya'da  Kovid-19 için PCR testlerinin kabul edileceği  ülkeler listesinde Türkiye de yer aldı. Robert Koch-Enstitüsünün açıklamasında, son 14 gün içinde belirlenen risk bölgelerinde bulunanlara ülkeye girdikten sonra ev karantinası uygulanabileceği ifade edildi. Açıklamada, ülkeye gelenlerin Kovid-19 taşımadıklarını belgeleyen test sonucunu göstermeleri durumunda karantina uygulamasından muaf tutulacağı belirtildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

HANGİ TÜR TESTLER KABUL EDİLECEK?

Bu testlerin "ISO 15189" ve "ISO/IEC 17025" gibi standartlara uygun veya Dünya Sağlık Örgütünün referans gösterdiği laboratuvarlarda yapılması gerektiği aktarılan açıklamada, test sonucunun Almanya’ya ayak basmadan son 48 saat içinde olması gerektiği kaydedildi. Öte yandan Kuzey-Ren Vestfalya eyaletinde, Tayland’dan dönen bir tatilcinin açtığı dava üzerine  5 Haziran’da Yüksek Eyalet Mahkemesinin verdiği  kararla bu eyaletteki karantina uygulaması geçici olarak  kaldırılmıştı. Yıllık izinlerini ana vatanda geçirmek isteyen Türkler de Türkiye’de yapılacak Kovid-19 testlerinin kabul edilmesini olumlu karşıladı.

ALMANYALI TÜRKLERKARARDAN MEMNUN

Temmuz başında uçakla Türkiye’ye gitmeyi planlayan Selçuk Yılmaz, "Türkiye’ye gitsek mi gitmesek mi diye kararsızdık. Bu yeni açıklama ibreyi gitmeye doğru çevirdi.” dedi. Türkiye’de önlemlerin üst seviyede olduğunu oradaki akrabalarından bildiğini ifade eden Yılmaz, "Biz aslında uçuş tarihi gelmeden önce Almanya’nın Türkiye’yi risk bölgesi listesinden çıkarmasını da umuyoruz.” diye konuştu. Otomobiliyle Türkiye’ye gitmeyi planlayan Muhammet Şahin de Kovid-19 testiyle ilgili açıklamayı olumlu bulduğunu belirterek, "Olumlu ama yeterli değil. Almanya’nın seyahat uyarısını da kaldırması lazım." ifadesini kullandı. Sayılara ve tedbirlere bakıldığında Türkiye’nin salgınla çok iyi mücadele ettiğinin görüldüğünü anlatan Şahin, "Ben zaten ailemle ne olursa olsun gidecektim. Bir yıldır annemi görmüyorum. Akrabalarımı özledim. RKI’nın bu kararı bizi bir nebze rahatlattı." dedi. RKI, geçen hafta Kovid-19’dan dolayı Türkiye dahil 130 ülkeyi risk bölgesi ilan etmişti.

Haber: Erbil Başay – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal

Kısa Link

Oruç tutacaklara önemli tavsiyeler

Sağlık Bakanlığı, oruç tutacak vatandaşların ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmesi ve sahur öğününü atlamaması gerektiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, vatandaşların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının önlenmesi amacıyla alınan tedbirlere uygun hareket etmesi ve ramazanda beslenme önerilerini dikkate almalarının önemi anlatıldı. Kalabalık iftar sofralarının kurulmaması ve sosyal mesafe kuralına azami özen gösterilmesinin önemine değinilen açıklamada, "Oruç tutacak vatandaşlarımız ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir." ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durmasının uygun olacağına işaret edildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

SAHURA KADAR EN AZ 2 LİTRE SU İÇİLMELİ

İftarda kan şekerinin çok düşük olduğu, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteğinin doğduğuna dikkati çekilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Yapılan en büyük hatalardan biri çok hızlı şekilde, yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde hem sağlık açısından risk oluşabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli, bununla birlikte sıvı ihtiyacını karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekler tüketilmelidir. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller, süt ürünleri, yumurta, bal, taze sebze ve meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edilmelidir. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ile şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır."

DİŞ FIRÇALAMA HİÇ İHMAL EDİLMEMELİ

Açıklamada, iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonların tercih edilmesi gerektiği belirtildi. Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılması, iyi pişmiş yiyecekler alınması önerilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İftardan sonra tatlı yenilecekse sütlü tatlılar veya meyve, hoşaf ve kompostolar tercih edilmelidir. Oruç tutarken, bağışıklık sisteminizi güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir. E ve D vitaminleri de bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Özellikle kışın güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, meyveler ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için tüketilmesi gereken besinlerdir. Şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıdaların tüketimine yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidir. Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı, iftar ve sahurda dişler mutlaka fırçalanmalıdır."

Haber: Zafer Fatih Beyaz – (Almanya Bülteni) – Ankara
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal