-
Aa
+
 26/06/2020

PKK Avrupa’yı lojistik üs olarak kullanıyor

PKK Avrupa’yı lojistik üs olarak kullanıyor

Avrupa Polis Teşkilatı Europol'ün yayımladığı terör raporu, PKK’nın Avrupa genelinde propaganda, üye toplama, faaliyetlerini finanse etmek için çalışmalarını sürdürdüğünü ortaya koydu. Europol’ün her yıl yayımladığı "Avrupa Birliği (AB) Terörizm Durumu ve Trendi 2020 Raporu"nda PKK'nın Avrupa'yı lojistik üs olarak kullanmaya devam ettiği belirtildi. Raporda, PKK'nın başta Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre gibi ülkelerde aktif olarak propaganda faaliyetlerinde bulunduğuna dikkat çekilerek, PKK'nın faaliyetlerini finanse etmek için Macaristan ve Romanya gibi birçok Avrupa ülkesinde para topladığı ifade edildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

AVRUPA MAHKEMELERİNDEN PKK’LILARA CEZA

PKK üyelerinin, Avusturya, Fransa, Almanya ve Hollanda'da,''terör örgütüne üye olmak, terörü finanse etmek, kara para aklamak ve örgüte üye kazandırmak'' gibi çeşitli suçlardan hüküm giydiği anımsatılan raporda, Macaristan'da iki PKK'lıya verilen 2 yıllık hapis ve 8 yıllık ülkeye giriş yasağına dikkat çekildi. PKK'lıların Avrupa'da yaptıkları gösterilerde Türklere ait cami, iş yeri ve derneklere yönelik saldırılarda bulundukları hatırlatılan raporda, Belçika mahkemelerinin PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmeme çabalarına işaret edildi.

DHKP-C AVRUPA’DA HALA AKTİF

DHKP-C terör örgütünün hücre oluşturma, insan kaçırma ve kurye eylemlerine yer verilen raporda, örgütün Türkiye’deki faaliyetlerini desteklemek için Avrupa'da aktif olmaya devam ettiğinin altı çizildi. DHKP-C üyelerinin Avrupa’dan, Türkiye’ye silah, para ve askeri malzeme tedarik eden bir yapı kurduğu belirtilen raporda, Hamburg’daki bir mahkemenin iki DHKP-C üyesini 5 ve 6 yıl hapis cezasına çarptırdığı aktarıldı.

TERÖR AVRUPA’DA ÇEŞİTLENİYOR

Aşırı sağcı terörü önlemek için online içeriklerin takip edildiği anımsatılan raporda, yabancı savaşçılara Avrupa’dan para göndermek için çeşitli yöntemlerin uygulanmaya başlandığı ifade edildi. Raporda Yunanistan, İtalya ve İspanya’nın sol terör örgütlerine merkez teşkil ettiği kaydedilerek, Avrupa’daki sol terör örgütlerine üye kişilerin Kürt terör gruplarına katılmak için Suriye’nin kuzeyine gittikleri bildirildi. Raporda Suriye'den Avrupa'ya dönen yabancı savaşçıların Avrupa'nın güvenliği için tehlike arz ettiğine işaret edildi. Europol’ün raporu, Avrupa'da önceki yıllarda düşüşte olan terör saldırılarının 2019'da çeşitlendiği ve daha fazla ülkede görüldüğünü ortaya koydu. Rapora göre, geçen yıl Avrupa Birliği (AB) üyesi 13 ülkede toplam 119 terör saldırısı ve engellenen saldırı girişimi olurken, bu saldırılarda 10 kişi öldü, 27 kişi yaralandı. Terör suçlarıyla ilgili olarak 1004 kişi tutuklanırken, Belçika, Fransa, İtalya, İspanya ve İngiltere’nin terörizm bağlantılı suçlar sebebiyle yakalananlarda başı çektiği tespit edildi.

KISA SÜREDE AB GÜVENLİK STRATEJİSİNİ DUYURACAK

AB Komisyonunun Avrupa Yaşam Biçimini Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, rapora ilişkin açıklamasında, terörün tüm dünyada ve Avrupa’da hala büyük tehlike olduğuna işaret ederek, "Kısa süre içinde yeni AB Birlik ve Güvenlik Stratejisini duyurmayı hedefliyoruz." dedi. Avrupa’daki aşırı sağcı grupların çoğunun henüz şiddete başvurmadığını belirten Europol Direktörü Catherine De Bolle de "Aşırı sağcı gruplar Avrupa’daki azınlıklara korku vermeye ve düşmanlık duymaya devam ediyor. Bu durum yabancı düşmanlığı, göçmen karşıtlığı, Müslüman ve Yahudi düşmanlığı besleyen aşırı sağcı kişilerin şiddete başvurma eşiğini düşürüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Haber: Selman Aksünger – (Almanya Bülteni) – Lahey
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal

Kısa Link

Oruç tutacaklara önemli tavsiyeler

Sağlık Bakanlığı, oruç tutacak vatandaşların ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmesi ve sahur öğününü atlamaması gerektiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, vatandaşların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının önlenmesi amacıyla alınan tedbirlere uygun hareket etmesi ve ramazanda beslenme önerilerini dikkate almalarının önemi anlatıldı. Kalabalık iftar sofralarının kurulmaması ve sosyal mesafe kuralına azami özen gösterilmesinin önemine değinilen açıklamada, "Oruç tutacak vatandaşlarımız ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir." ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durmasının uygun olacağına işaret edildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

SAHURA KADAR EN AZ 2 LİTRE SU İÇİLMELİ

İftarda kan şekerinin çok düşük olduğu, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteğinin doğduğuna dikkati çekilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Yapılan en büyük hatalardan biri çok hızlı şekilde, yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde hem sağlık açısından risk oluşabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli, bununla birlikte sıvı ihtiyacını karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekler tüketilmelidir. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller, süt ürünleri, yumurta, bal, taze sebze ve meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edilmelidir. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ile şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır."

DİŞ FIRÇALAMA HİÇ İHMAL EDİLMEMELİ

Açıklamada, iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonların tercih edilmesi gerektiği belirtildi. Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılması, iyi pişmiş yiyecekler alınması önerilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İftardan sonra tatlı yenilecekse sütlü tatlılar veya meyve, hoşaf ve kompostolar tercih edilmelidir. Oruç tutarken, bağışıklık sisteminizi güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir. E ve D vitaminleri de bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Özellikle kışın güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, meyveler ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için tüketilmesi gereken besinlerdir. Şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıdaların tüketimine yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidir. Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı, iftar ve sahurda dişler mutlaka fırçalanmalıdır."

Haber: Zafer Fatih Beyaz – (Almanya Bülteni) – Ankara
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal