-
Aa
+
 23/11/2020

Mölln faciasının 28. yılı

Mölln faciasının 28. yılı

Almanya'nın Hamburg yakınlarındaki Mölln kentinde, 23 Kasım 1992'de aşırı sağcıların kundakladığı evde hayatını kaybeden Bahide Arslan, Yeliz Arslan ve Ayşe Yılmaz anıldı. Irkçılığın kınanması ve benzeri saldırıların bir daha yaşanmaması amacıyla düzenlenen programa, Türkiye'nin Hamburg Başkonsolosu Yonca Sunel, Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels, olayda hayatını kaybedenlerin akrabaları ve çevrede yaşayan Almanlar katıldı. Her yıl dönümünde, yaşanan acı olayı, faillerini ve ırkçılığı kınadıklarını belirten Sunel, "Mölln'den sonra Solingen'i, Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü cinayetlerini, Lübcke cinayetini, Halle ve Hanau saldırılarını lanetledik. 1990'dan bu yana yaklaşık 100 kişi aşırı sağ şiddet eylemleri sonucunda hayatını kaybetti. Başka bir araştırmaya göre bu sayı en az 208. Hayatını kaybeden Türk kökenlilerin sayısı ise 50'den fazla. Sadece geçen yıl Müslüman kurum ve temsilciliklerine yönelik 184 saldırı gerçekleştirildi." dedi. Konuşmasında Leipzig Üniversitesinin yaptığı araştırma sonucuna atıfta bulunan Sunel, buna göre Almanlar'ın üçte birinin yabancılara karşı çekinceli olduklarının tespit edildiğini aktardı.

TÜRKLER ALMANYA’NIN BİR PARÇASI

Almanya'da her iki Almandan birinin, İslam'ı "tehdit" olarak gördüğünün araştırmalar sonucunda ortaya konulduğunu vurgulayan Sunel, "Göç hikayesinin başladığı 1960'lı yıllardan bu yana ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığı giderek artan bir tehdit haline geldi. Dört kuşaktır Almanya'da yaşayan Türkler, yıldırma, tehdit, korkutma amaçlı olaylara ve saldırılara rağmen Almanya'ya aittirler ve burada varlıklarını sürdürecekler." ifadelerini kullandı. Sunel, ayrıca Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels'e de seslenerek, "Sayın Başkan, Mölln'ü evi bilen 3 insan, 28 yıl önce alevler arasında kalarak hayatlarını kaybetti. Onların anısını yaşatmak için yılda bir kere düzenlenen törenler yeterli değil. Mölln Belediyesi olarak onların isimlerinin, içinde çocukların oynayacağı, çiçeklerin ve ağaçların büyüyeceği bir parkta yaşatılmasının toplumsal dayanışma açısından da güzel bir mesaj olacağını düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

BURADA YAŞAMAYA GELDİK

Faciada annesi ve kızını kaybeden Faruk Arslan, kundaklanan evin önüne çiçek bıraktıktan sonra yaptığı açıklamada, "50 yıldır burada yaşıyorum. Biz buraya ne yanmaya ne öldürülmeye geldik, biz buraya yaşamaya geldik." dedi. Arslan, Almanya'ya gelen Türkler'in burada tüm toplumla beraber yaşamak ve aile olmak istediğine işaret ederek, "Bizim beraber yaşamamıza engel olmak isteyenlere biz engel olmalıyız, onlara karşı birlikte durmalıyız." ifadesini kullandı. Faruk Arslan, Federal Meclis'te bulunan aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) milletvekillerini de virüse benzeterek şunları söyledi: "Bu yıl anma etkinliğini, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle az katılımla yapmak durumunda kaldık. Bu virüsün çaresi elbet olacak. Bilim adamları çare bulacaklar ama esas bizim ırkçılık virüsü kaybolmadı bu ülkede. Federal Meclis yani Bundestag içindeki virüsün temizlenmesi lazım. En büyük virüs Bundestag içinde yaşıyor. Bizim onlara karşı mücadele etmemiz gerekir. Benim için en büyük virüs onlar." Mölln'de 23 Kasım 1992'de kundaklanan evde, 10 yaşındaki Yeliz Arslan, 14 yaşındaki Ayşe Yılmaz ve 51 yaşındaki Bahide Arslan yaşamını yitirmişti. Saldırıyı gerçekleştiren 2 Neonazi, 15 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı. Mölln faciası, Almanya'da Neonazilerin gerçekleştirdiği ilk ırkçı kundaklama olarak tarihe geçmişti.

Haber: Cüneyt Karadağ – (Almanya Bülteni) – Mölln
Kaynak: (AA)

Kısa Link

Pandemi gelecek aylarda ve yıllarda da hayatımızı etkileyecek

Almanya Başbakanı Merkel, yeni tip koronavirüs salgınından çıkışın beklenildiği kadar kısa sürmeyeceğini vurgulayarak, “Pandemi gelecek aylarda ve yıllarda hayatlarımızı ve işleri yapış şeklimizi etkilemeye devam edecek.” dedi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) "2021 Davos Gündemi" haftasında yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının küresel tedarik zincirlerinde bir zayıflık olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, “Tedarik zincirleri daha dirençli hale getirilmeli.” dedi. Salgından çıkışın beklenildiği kadar kısa sürmeyeceğini dile getiren Merkel, “Pandemi toplumlarımızda ve ekonomilerimizde derin izler bıraktı. Pandemi gelecek aylarda ve yıllarda hayatlarımızı ve işleri yapış şeklimizi etkilemeye devam edecek.” ifadesini kullandı. BioNTech/Pfizer'in Kovid-19 aşısının 12 ay sürede üretilmesi hakkında Merkel, insanlığın büyük bilimsel başarılar elde ettiğini ve bunun da salgından çıkış yolunu gösterdiğini kaydetti.

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ GÜÇLENDİRİLMELİ

Angela Merkel, küreselleşme ile ülkelerin ne kadar bağlantılı olduğu ve doğal dünyanın bir parçası olarak insanlığın savunmasızlığını Kovid-19 krizinden çıkarılacak dersler olarak sıraladı. İnsanlığın tek bir gezegende yaşadığına işaret eden Merkel, Kovid-19 gibi bir varoluşsal krizde ülkelerin ve insanların izolasyonun başarısızlıkla sonuçlandığını ifade etti. Küresel çok taraflı yaklaşımın salgının sağlık ve ekonomi üzerinde etkilerini azaltmaya yardımcı olduğunu vurgulayan Merkel, Kovid-19’a karşı aşıların dünyada 'adil' dağıtılması çağrısında bulundu. Merkel, ülkesinin Kovid-19 krizinde "güçlü" ve "zayıf "yönlerini öğrenme fırsatı yakaladığını dile getirerek, Almanya'da Kovid-19 öncesi uygulanan sıkı maliye politikasının krizde ekonomiye yardım etme konusunda kendilerini desteklediğini anlattı. Merkel, Dünya Ticaret Örgütü’nü (DTÖ) adil ticaretin temeli olarak niteleyerek, ülkesinin DTÖ’nün güçlendirilmesi için lobi yapacağını söyledi.

Haber: Bahattin Gönültaş – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)