-
Aa
+
 26/07/2020

Almanya'da 5 çocuktan birisi yoksulluk içinde

Almanya'da 5 çocuktan birisi yoksulluk içinde

Almanya'da her 5 çocuktan birisinin yoksulluk içinde yaşadığı ve yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) bu durumu daha da kötüleştirdiği açıklandı. Alman Bertelsman Vakfı tarafından yapılan araştırmanın sonucuna göre ülkedeki 2,8 milyon çocuk ve ergen yoksulluk içinde yaşıyor. Araştırmanın değerlendirme bölümünde "Çocuk yoksulluğuna karşı mücadele, Almanya'da yıllardır karşılaşılan en büyük sosyal sorunlardan biri olmaya devam ediyor" değerlendirmesinde bulunuldu. Araştırmada yoksulluktan en fazla etkilenen çocukların Berlin ve Bremen kentlerinde yaşadığı vurgulandı. Yoksulluk içindeki çocukların, sosyal etkinliklere katılım imkanları olmadığı, hiç tatile gidemedikleri, sinema ve okul gezilerine katılamadıkları belirtildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

SOL PARTİLİ MİLLETVEKİLI SKANDAL OLARAK NİTELEDİ

Alman Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Dietmar Bartsch Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Almanya gibi zengin bir ülkede çocuk yoksulluğu bulunmasını "skandal" olarak niteledi. Bartsch, "Çocukların yoksulluk içinde olması zengin ülkemizde inanılmaz bir skandal çünkü bu küçüklerin yaşam şansını engelliyor. Şansölye Merkel ve hükümet açısından son yıllarda bu konuda kayda değer bir iyileşme elde etmemek ciddi bir başarısızlık" ifadesini kullandı. Bertelsman Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Jörg Draeger de Kovid-19'un yoksullukta önemli bir artış riskini beraberinde getirdiğine dikkati çekerek, "Pandeminin sonuçları özellikle dezavantajlı çocukların ebeveynlerini zorladı. Daha çok yarı zamanlı çalıştılar veya işlerini ilk kaybeden oldular. Çocuklarda yoksulluğu önlemek özellikle pandemi döneminde siyasi bir öncelik haline gelmelidir." dedi.

Haber: Cüneyt Karadağ – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal

Kısa Link

Oruç tutacaklara önemli tavsiyeler

Sağlık Bakanlığı, oruç tutacak vatandaşların ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmesi ve sahur öğününü atlamaması gerektiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, vatandaşların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının önlenmesi amacıyla alınan tedbirlere uygun hareket etmesi ve ramazanda beslenme önerilerini dikkate almalarının önemi anlatıldı. Kalabalık iftar sofralarının kurulmaması ve sosyal mesafe kuralına azami özen gösterilmesinin önemine değinilen açıklamada, "Oruç tutacak vatandaşlarımız ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir." ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durmasının uygun olacağına işaret edildi.

spor_inceslider_digiturk-minispor_inceslider_digiturk-mini

SAHURA KADAR EN AZ 2 LİTRE SU İÇİLMELİ

İftarda kan şekerinin çok düşük olduğu, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteğinin doğduğuna dikkati çekilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Yapılan en büyük hatalardan biri çok hızlı şekilde, yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde hem sağlık açısından risk oluşabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli, bununla birlikte sıvı ihtiyacını karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekler tüketilmelidir. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller, süt ürünleri, yumurta, bal, taze sebze ve meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edilmelidir. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ile şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır."

DİŞ FIRÇALAMA HİÇ İHMAL EDİLMEMELİ

Açıklamada, iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonların tercih edilmesi gerektiği belirtildi. Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılması, iyi pişmiş yiyecekler alınması önerilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İftardan sonra tatlı yenilecekse sütlü tatlılar veya meyve, hoşaf ve kompostolar tercih edilmelidir. Oruç tutarken, bağışıklık sisteminizi güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir. E ve D vitaminleri de bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Özellikle kışın güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, meyveler ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için tüketilmesi gereken besinlerdir. Şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıdaların tüketimine yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidir. Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı, iftar ve sahurda dişler mutlaka fırçalanmalıdır."

Haber: Zafer Fatih Beyaz – (Almanya Bülteni) – Ankara
Kaynak: (AA)

cepnet-ay-allnet-plus-mega-dealcepnet-ay-allnet-plus-mega-deal