-
Aa
+
 21/09/2020

Türk hat ekolünün eseri Berlin’de ortaya çıktı

Türk hat ekolünün eseri Berlin’de ortaya çıktı

Türk hat ekolünün kurucusu kabul edilen  Şeyh Hamdullah’ın (1436-1520) nesih hattı ile yazılmış Hamdullah Hamdi’nin “Leyla vü Mecnun” adlı eseri Almanya’nın başkenti Berlin’de ortaya çıktı. Fatih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddin’in küçük oğlu Hamdullah Hamdi’ye ait olan ve Şeyh Hamdullah tarafından istinsah edilen “Leyla vü Mecnun” adlı eser, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güler Doğan Averbek’in Berlin Devlet Kütüphanesinde yaptığı araştırmalar kapsamında geçen yıl tespit edildi. Doç. Dr. Güler Doğan Averbek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl Berlin Devlet Kütüphanesinde Türkçe yazma eserlerin incelenmesi sırasında Hattat Şeyh Hamdullah’a ait olan eser ile karşılaştığını belirterek, “Bu yazmalar asitsiz karton kutular içinde muhafaza ediliyor. Eserin ilk sayfalarını çevirdiğimde el yazısıyla ‘Şeyh hattıyla Leyla vü Mecnun’ yazdığını gördüm. Yani ‘Şeyh yazısıyla Leyla ve Mecnun’ diyor. Bunu hat sanat tarihçileri bilir, ‘Şeyh hattı’ denildiğinde o Şeyh, Şeyh Hamdullah’tır, başka birisi değildir.” dedi. Çok heyecanlandığını dile getiren Averbek, daha sonra Türkiye’de hat sanatı uzmanı Prof. Uğur Derman’ın incelemeleri sonucunda bu eserin Şeyh Hamdullah tarafından istinsah edildiğinin doğrulandığını, hattat Mehmet Özçay tarafından da hattın teknik özellikleri ve seviyesi bakımından Şeyh Hamdullah seviyesinde olduğunun tespit edildiğini aktardı.

TÜRK HAT EKOLÜNÜN KURUCUSU

Averbek, Berlin’de ayrıca “eserin tomografisinin çekildiğini” bildirerek, burada da eserin ferağ kaydında başka kişilere ait herhangi bir izin görülmediğini ifade etti. Şeyh Hamdullah’ın, Türk hat ekolünün kurucusu olduğunu belirten Averbek, “15. yüzyıl hattatıdır. Çok önemli bir isim. Daha sonra yetişen büyük isimler onun açtığı yoldan yürüyen hattatlardır.” dedi. Şeyh Hamdullah’ın çok sayıda mushaf ve Arapça eser istinsah  ettiği bilgisini paylaşan Averbek, “Edebi Türkçe bir eser istinsah ettiğini bilmiyorduk. Bu açıdan da bu eser çok kıymetli.” değerlendirmesinde bulundu.

ESERİN ORTAYA ÇIKMASI ÇOK ÖNEMLİ

Eserin ortaya çıkarılmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Averbek, "Bu sene Şeyh Hamdullah’ın vefatının 500. yıl dönümü. Yazma eseri İstanbul’a fiziki olarak getiremedik ama Türkiye Yazma Eserler Kurum Başkanlığı tarafından tıpkıbasımla birlikte bu ay yayınlandı. Dolayısıyla isteyenler, tıpkıbasımı da olsa eseri görebilecekler. Sanat tarihimiz için bir kazanıma vesile olmaktan mutluyum.” ifadelerini kullandı. Eserin 1499-1500 tarihlerinde İstanbul’da yazıldığından emin olduğunu, Hamdullah Hamdi’nin veya başka bir şahsın bunu Şeyh Hamdullah’a yazdırmış olması gerektiğini belirten Averbek, “Padişaha veya önemli bir devlet büyüğüne verilmek için yazıldığı da kesin. Muhtemelen saray için yazıldığını düşünüyorum. Ancak saraya girdi mi girmedi mi bilmiyoruz.” diye konuştu.

ESER FAZLA YIPRANMADAN GÜNÜMÜZE KADAR GELMİŞ

Averbek, eserin üzerinde devletin kütüphanelerine girdiğine dair bir kaydın bulunmadığını, bunun olması durumunda eserin Türkiye’ye getirilmesi gerektiğini kaydetti. Eserin çok fazla yıpranmadan bugüne ulaşmasını da değerlendiren Averbek, “Bu hep özel insanlardan özel insanlara intikal etmiş. Bunun Şeyh Hamdullah hattı olduğunu biliyorlar. Gözleri gibi koruyorlar. Şeyh Hamdullah sadece bugün değil, döneminde de önemi bilinen bir hattattı. Eserde 4 farklı mühür var. En az 4 farklı kişinin eline geçmiş bu yazma. Elinde bulunduranlar gözü gibi korumuş. Çünkü Şeyh Hamdullah hattı bu.” şeklinde konuştu. Averbek, 240 sayfalık eserin 1980'de Berlin Devlet Kütüphanesine girdiğinin söylendiğini ancak Berlin’e nasıl gittiğine ve Berlin Devlet Kütüphanesine nasıl girdiğine dair bir bilgiye sahip olmadıklarını aktardı. Yazma eserleri inceleme fırsatı verdikleri için Berlin Devlet Kütüphanesine ve bu eserin tıpkıbasımını gerçekleştiren Türkiye Yazma Eserler Kurumuna teşekkür eden Averbek, bunun gibi incelenmesi gereken birçok eser bulunduğunu, araştırmacılara destek verilerek bu tür eserlerin gün yüzüne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Averbek daha önce de Bitlisli Şükri diye ünlenen 16. yüzyıl tarihçisinin kayıp divanını  bularak yayınlamış, Avrupa’daki en eski Osmanlı temliknamesini de Berlin’de ortaya çıkarmıştı.

Haber: Erbil Başay – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)

Kısa Link

TUI yaz seyahatlerinin başlamasını bekliyor

Merkezi Almanya'da bulunan dünyanın en büyük turizm şirketlerinden TUI Group Üst Yöneticisi (CEO) Fritz Joussen, Avrupa'da seyahatin 2021 yazında "güvenli ve sorumluluk bilinciyle" mümkün olacağını belirtti. Joussen, yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını koşullarında yaz tatili için hazırlıklarının yolunda gittiğini bildirdi. Avrupa'da seyahatin 2021 yazında güvenli ve sorumluluk bilinciyle mümkün olacağını belirten Joussen, “Özellikle Avrupa genelinde bir aşı sertifikası ve hızlı testler yaz seyahatine yardımcı olabilecek. Tek tip bir AB sertifikasıyla politikacılar artık yaz aylarında seyahat etmek için önemli bir temel oluşturabilir. Herkes aşılanmadığı sürece hızlı testler bu temelin ikinci bileşeni olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Joussen, yaz sezonu için İspanya ve Yunanistan ile yakın görüşmeler içinde olduklarını bildirerek, “Görüşmeler önümüzdeki birkaç hafta içinde diğer Akdeniz ülkelerine de yayılmalıdır. İngiltere ve Almanya'da Kovid-19 kısıtlamalarının muhtemelen gevşetilmesi için yapılan hazırlıklar göz önüne alındığında, talep şimdiden artıyor. Tatile olan ilgi rezervasyonlar ve satışlara dönüşecektir.” diye açıkladı.

BAZI AB ÜLKELERİ AB’YE BASKI YAPIYORLAR

Öte yandan, Avrupa Birliği'nde (AB) Yunanistan ve İspanya gibi ekonomileri büyük ölçüde turizme bağımlı olan üye devletlerin, tek tip korona aşı sertifikalarının getirilmesi için AB'ye baskı yapması dikkati çekiyor. AB de Kovid-19'a karşı aşı olanların serbestçe seyahat etmesini sağlayabilecek "aşı sertifikası" üzerinde yaz aylarına kadar çalışılmasını, daha sonra üye ülkelerin sağlık ve sınır sistemlerine entegre edilmesini hedefliyor. Bunun yayında AB’de bazı liderlerin Kovid-19 salgını devam ederken seyahat özgürlüğü konusundaki tartışmanın erken olduğunu düşündüğü belirtiliyor.

Haber: Bahattin Gönültaş – (Almanya Bülteni) – Berlin
Kaynak: (AA)