THY ile dostluğa uçtular


Farklı ülke ve kültürleri tanımak sadece insanın ufkunu değil aynı zamanda düşünce dünyasında da farklı pencereler açıyor. Farklı kültürleri tanımanın en pratik yolu söz konusu ülkeye gidip bizzat tecrübe etmekten geçiyor. Bu bağlamda
Almanya Bülteni ve Türk Hava Yolları (THY) geçtiğimiz günlerde önemli bir etkinliğe imza attılar. Almanya'nın çeşitli üniversitelerinde tahsillerine devam eden ve aynı zamanda çeşitli Alman medya kuruluşlarında gazeteci olarak görev yapan 13 Alman gazeteciyle birlikte İstanbul ve Konya ayaklarından oluşan 4 günlük bir kültürel ve bilgilendirme gezisi çerçevesinde Türkiye'ye giden gazeteciler olumlu intibalarla Almanya'ya döndüler.Aralarında Angela Merkel'in başkanlığını yaptığı Konrad Adenauer Vakfı'nın Genç Gazetecileri Destekleme Programı (Journalistische Nachwuchsförderung JONA) isimli burs programı ile Alman Yeşiller Partisi'nin (Heinrich Böll Stiftung) vakfı tarafınından desteklen 13 genç gazeteci bulunan grup, Türkiye programlarına Türkiye hakkında bir bilgilendirme toplantısıyla başladılar.
Resimleri büyütmek için üzerine tıklayın
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
BERTELSMANN AG'NİN MİSAFİRİ OLDULAR
Konuk grubuBertelsmann AG adına ağırlayan Bertelsmann AG'nin Stratejiden Sorumlu Kıdemli Asbaşkanı ve Bertelsmann AG'nin Türkiye'de faaliyet gösteren kardeş kuruluşu Arvato Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Oktay Erciyaz'ın Türkiye ve Türkiye'deki medya kuruluşlarının yapısı ve çalışma yöntemleri ile Türkiye hakkında ekonomik verilerin yer aldığı sunumu geziye katılan gazeteciler için bilgilendirici bir başlangıç oldu. Bir çoğu ilk defa Türkiye'ye gelmiş olan Alman gazeteciler, yapılan sunumun ardından Türkiye ile ilgili merak ettikleri konulardaki soruları sorma fırsatı da buldular. Sunumunda Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacmi ve benzer ekonomik sayısal verileri dünya devletleriyle karşılaştırmalı olarak dile getiren Erciyaz, daha sonra katılımcıların Türkiye ile ilgili merak ettikleri soruları da cevapladı.
ERCİYAZ VE BERTELSMANN'A ÖZEL TEŞEKKÜR
Bu bilgilendirici sunumdan etkilendikleri gözlenen konuk ekip adına kısa bir teşekkür konuşması yapan Konrad Adenauer Vakfı Genç Gazetecileri Destekleme Programı (Journalistische Nachwuchsförderung=JONA) Yöneticisi Dr. Marcus Nicolini: 'Bir çoğu Türkiye'ye ilk defa gelen grubumuz için bu sunum çok iyi ve yerinde bir başlangıç oldu. Uzun süre araştırıp elde edebileceğimiz bilgilere kısa bir süre içerisinde ulaştık.' dedi. Dr. Marcus Nicolini yaptığı kısa konuşmanın ardından sunumu yapan Oktay Erciyaz'a şükranlarını dile getirmek için bazı hediyler takdim
etti.
Resimleri büyütmek için üzerine tıklayın
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
DÜNYA ŞAMPİYONU THY'YE ZİYARET
Sunumun ardından konuk heyet 2011 yılından bu yana üç yıldır Avrupa'nın en iyi havayolu şirketi olarak seçilen Türk Hava Yolları'nın uçuş sırasındaki ikram edilen yemeklerinin hazırlandığı THY DO&CO İkram Hizmetleri A.Ş.'yi ziyaret ederek uçaklarda ikram edilen yemeklerin hazırlanışını yerinde görme imkanı buldu. Şirket girişinde meyve kokteyli ikram edilerek karşılanan konuk heyet, rehberler eşliğinde yemeklerin hazırlanışından uçaklarda servis yapılana kadar olan aşamaları yerinde görme ve inceleme fırsatı buldu. Ekonomi sınıfında yapılan yemek ikramında da dünya şampiyonu olan Türk Hava Yolları'nın ikramlarını yerinde tatma imkanı bulan konuk gazetecilere yaptıkları incelemenin ardından DO&CO yetkilileri tarfından bazı hediyeler verildi.
Resimleri büyütmek için üzerine tıklayın
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
BOĞAZ TURUYLA İSTANBUL GEZİSİ TAÇLANDIRILDI
Alman gazeteciler DO&CO programının ardından Almanca konuşan rehber eşliğinde Sultan Ahmet Camii'ni gezerek cami hakkında rehber Kadir Küçükeren'den bilgi aldılar. Sultan Ahmet Camii'nde yapılan incelemelerin ardından yine rehber eşliğinde Topkapı Sarayı'nı gezen Alman heyet, sarayda yaklaşık 1 saat kadar serbest program çerçevesinde incelemelerde bulunarak bu süre içinde gruplar halinde gezdiler. Topkapı Sarayı'ndaki geziden sonra tarihi Sultan Ahmet Köftecisi'nde ağırlanan Alman gazeteciler, gezinin İstanbul ayağının en beğenilen programı olan Boğaz Turu'nda günün yorgunluğunu boğaz sularının üzerinde attılar. İstanbul'da gün batımını boğazın üzrinde seyahat ettikleri gemi üzerinden izleyen konuk gazeteciler, bir taraftan çaylarını yudumlarken bir taraftan da bol bol fotoğraf çektiler.
Resimleri büyütmek için üzerine tıklayın
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
KONYA'DA SICAK KARŞILAMA
Boğaz turunda yorgunluklarını atan konuk heyet daha sonra gezi çerçevesinde ziyaret edecekleri ikinci şehir olan Konya'ya yine Türk Hava Yolları konforuyla geç saatlerde uçtular. Konya Havaalanı'nda Türk Hava Yolları Konya Bölge Müdürü Ahmet Postallı adına konuk heyeti Türk Hava Yolları Konya Bölge Müdürlüğü'nden Satış Trafik Şefi Mehmet Borlu karşıladı.
Konakladıkları iki gün boyunca Alman gazeteciler, Almanca bilgi veren rehber eşliğinde bir yandan sırasıyla Mevlana Müzesi, Alaaddin Tepesi ve panaromik şehir turu ve çeşitli müze ziyaretlerini yaparlarken, diğer taraftan da geleneksel Konya Mutfağı'nın yemeklerinden tatma fırsatı buldular.
Resimleri büyütmek için üzerine tıklayın
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
KONYA'DA KİLİSE ZİYARETİ VE SEMA GÖSTERİSİ
Konya'da yaptıkları temaslar çerçevesinde Konya'nın Selçuklu İlçesi'ne bağlı Sille Köyü'ndeki ilk Hıristiyan Bizans imparatoru Konstantin'in annesi Helena tarafından Michael Archangelos adına Hz. İsa'nın doğumundan sonra 371'de yaptırılan Aya Eleni Kilisesi'ni de gezen Alman heyet, bu ziyaretin ardından Mevlana Kültür Merkezi'ndeki Mevlevi Ayini'ni ve sema gösterisini izledi. Konya programı çerçevesinde Konya'nın fırın kebabı ve etli ekmeğini de tadan Alman gazeteciler, geride kalan zaman içerisinde Konya'da tarihi ve modern alışveriş mekanlarında alışveriş yapma imkanı da buldular. Gezinin son gününde 4 günün yorgunluğunu Konya'ya yukarıdan bakan Akyokuş'ta dinlenerek atan konuk Alman gazeteciler böylece Konya turunu da tamamlamış oldular. 4 günlük İstanbul ve Konya gezisinde Alman gazetecilere Türk Hava Yolları Düsseldorf Müdürü Murat Gür, Konrad Adenauer Vakfı Genç Gazetecileri Destekleme Programı (Journalistische Nachwuchsförderung=JONA) Yöneticisi Dr. Marcus Nicolini ile Almanya Bülteni Genel Yayın Yönetmeni Arif Şentürk eşlik ettiler. Konya temaslarının ardından İstanbul üzerinden Almanya'ya dönen katılımcılara gezi hakkındaki izlenimlerini sorduk.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İşte gezinin ardından katılımcıların bu kültürel gezi çerçevesindeki intibaları:
| Alisa Elaine Schellenberg Heinrich-Böll Vakfı Bursiyeri / Serbest Gazeteci İstanbul’da yerdeki bazı lokantalara kıyasla göklerdeki Türk Hava Yolları uçaklarında ikram edilen yemeklerin taze olarak hazırlandığını gördüm ve öğrendim. |
| Arif Şentürk Almanya Bülteni Genel Yayın Yönetmeni Bu gezi bana bildiğim bir şeyi tekrar hatırlattı. Güzel insanlar iyi niyetle yola çıktıklarında hedefe ulaşmaları da kolay oluyor. Çoğu Türkiye’ye ilk defa gelen konuk Alman gazetecilere hem Türkiye’den hem de kültürümüzden kesitler sunmaya çalıştık. Böyle güzel ve verimli bir etkinliği ülkemizin göz bebeği Türk Hava Yolları ile yapmış olmak bizim için ayrı bir gurur vesilesi. Bize bu gururu yaşatan THY Düsseldorf Müdürlüğü’ne gönülden teşekkürler. Bu vesileyle, kısa bir zaman diliminde sadece Alman konuklarımızı değil, mükemmel sunumuyla aynı zamanda benim de Türkiye hakkındaki bilgilerimi güncellememi sağlayan dostum ve Bertelsmann AG'nin Stratejiden Sorumlu Kıdemli Asbaşkanı Oktay Erciyaz'a da ayrıca teşekkür ederim. |
| Ella C. Mittelbach Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri / Serbest Gazeteci Bu gezide müezzinlerin her namaz vaktinde ezanı canlı olarak okuduklarını öğrendim. Yani ezanlar önceden kayıt altına alınarak dinletilmiyormuş. Neden mi? Türkiye’de bir Türk bu soruyu tipik bir Alman tarzıyla şöyle cevapladı: 'İmamlar devlet memurları. Onlar da işlerini yapıyorlar.' |
| Finja Seroka Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri / Serbest Gazeteci Çay içerek pazardaki rengarenk standlar arasında dolaşıp semazenleri izlediğim Türkiye’de uzun bir hafta sonu. Bu geziyle birlikte Türk ekonomisi hakkında bilgi almanın yanı sıra İstanbul sokaklarında dolaşıldığında Alman kültüründen farklı olan başka, başka olduğu kadar da benzer olan, bir kültür hakkında fikir sahibi oldum. |
| Katrin Kampling Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri / Serbest Gazeteci |
| Marcus Pfeiffer Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri - Serbest Gazeteci |
| Dr. Marcus Nicolini Konrad Adenauer Vakfı Genç Gazetecileri Destekleme Programı Yöneticisi |
| Martha Dudzinski Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri - Serbest Gazeteci |
| Nicole Gonsior Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri - Serbest Gazeteci |
| Rebekka Nicolini Öğretmen İlk defa gittiğim Türkiye’den bir çok duygularla döndüm. Bunları şöyle özetleyebilirim: Mükemmel şehirler, dost insanlar, mükemmel yemekler. Bunlara bir de harika organize edilmiş bir hafta sonu eklenince her şey tastamam oldu. Böyle bir geziye misafir olarak katılabilmiş olmam beni ayrıca mutlu etti. Teşekkürler. |
| Selina Marx Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri - Serbest Gazeteci Almanya Bülteni’nde çalışmam sebebiyle Türkiye’yi çok iyi tanıyorum. Yine de çok yönlü olan bu ülke her gittiğimde beni pozitif sürprizlerle karşılıyor. Mesela son seyahatimdeki genç ve canlı İstanbul ile eski camiler, hatta bir kiliseyi barındıran Konya. Bu gezi bana Türkiye ile Almanya arasında sadece kültürel ilişkilerin değil, aynı zamanda Türkiye ile ticari ilişkilerin de daha fazla geliştirilmesinin gerekli olduğunu öğretti. Zira Doğu’ya köprü olabilecek Türkiye’nin ticari gücü hiç de küçümsenecek ve ihmal edilecek gibi değil. |
| Susan Djanhangard Mahboob Heinrich-Böll Vakfı Bursiyeri – Serbest Gazeteci
|
NOT:Sıralama alfabetik olarak yapılmıştır.
Haber: (Almanya Bülteni) - Düsseldorf / İstanbul / Konya
Fotoğraflar: Marcus Pfeiffer, Finja Seroka, Rebekka & Marcus Nicolini, Arif Şentürk
































































İstanbul’da yerdeki bazı lokantalara kıyasla göklerdeki Türk Hava Yolları uçaklarında ikram edilen yemeklerin taze olarak hazırlandığını gördüm ve öğrendim.
Bu gezi bana bildiğim bir şeyi tekrar hatırlattı. Güzel insanlar iyi niyetle yola çıktıklarında hedefe ulaşmaları da kolay oluyor. Çoğu Türkiye’ye ilk defa gelen konuk Alman gazetecilere hem Türkiye’den hem de kültürümüzden kesitler sunmaya çalıştık. Böyle güzel ve verimli bir etkinliği ülkemizin göz bebeği Türk Hava Yolları ile yapmış olmak bizim için ayrı bir gurur vesilesi. Bize bu gururu yaşatan THY Düsseldorf Müdürlüğü’ne gönülden teşekkürler.
Bu gezide müezzinlerin her namaz vaktinde ezanı canlı olarak okuduklarını öğrendim. Yani ezanlar önceden kayıt altına alınarak dinletilmiyormuş. Neden mi? Türkiye’de bir Türk bu soruyu tipik bir Alman tarzıyla şöyle cevapladı: 'İmamlar devlet memurları. Onlar da işlerini yapıyorlar.'
Çay içerek pazardaki rengarenk standlar arasında dolaşıp semazenleri izlediğim Türkiye’de uzun bir hafta sonu. Bu geziyle birlikte Türk ekonomisi hakkında bilgi almanın yanı sıra İstanbul sokaklarında dolaşıldığında Alman kültüründen farklı olan başka, başka olduğu kadar da benzer olan, bir kültür hakkında fikir sahibi oldum.
İlk defa gittiğim Türkiye’den bir çok duygularla döndüm. Bunları şöyle özetleyebilirim: Mükemmel şehirler, dost insanlar, mükemmel yemekler. Bunlara bir de harika organize edilmiş bir hafta sonu eklenince her şey tastamam oldu. Böyle bir geziye misafir olarak katılabilmiş olmam beni ayrıca mutlu etti. Teşekkürler.
Almanya Bülteni’nde çalışmam sebebiyle Türkiye’yi çok iyi tanıyorum. Yine de çok yönlü olan bu ülke her gittiğimde beni pozitif sürprizlerle karşılıyor. Mesela son seyahatimdeki genç ve canlı İstanbul ile eski camiler, hatta bir kiliseyi barındıran Konya. Bu gezi bana Türkiye ile Almanya arasında sadece kültürel ilişkilerin değil, aynı zamanda Türkiye ile ticari ilişkilerin de daha fazla geliştirilmesinin gerekli olduğunu öğretti. Zira Doğu’ya köprü olabilecek Türkiye’nin ticari gücü hiç de küçümsenecek ve ihmal edilecek gibi değil.
Topkapı Sarayı’nı gezerken sarayda kestirmek isteyen Osmanlı Sultanları’nın işlerinin pek kolay olmadsığını anladım. Zira kestirme niyetinde olan sultan önce bu kadar farklı ve rahat kestirebilecek alternatif mekanlar arasında bir tercih yapması gerekiyor. Adını ilk defa duyduğum ve yanılmıyorsan Türkiye’nin alan olarak en büyük şehri olan Konya’yı ziyaret etme imkanı buldum. Türkiye ziyaretimde bu ülkenin ticari olarak daha fazla doğuya yönelme eğiliminde olduğunu hissettim. Ayrıca bu gezide Türkiye’deki medya dünyası hakkında yeni şeyler öğrendim. Örneğin Türkiye’deki dört büyük medya grubunu elinde bulunduran ailelerin bankacılık gibi farklı ticari faaliyetlerinde bulunduklarını da öğrendim. Bir ülkeyi tanımak için 4 günün yeterli olmadığını biliyorum. Bu nedenle mutlaka Türkiye’ye daha uzun süreli bir seyahat yapmayı planlıyorum. Yeni öğrendiğim bir kelime ile bağlayayaım: TEŞEKKÜRLER. (Bu kelimeyi yeterince çalıştım)

















































































